AYDIN HASAN Ankara - Türkiye, giderek artan öneme sahip deniz yetki alanlarını daha etkin yönetmek için kapsamlı bir yasa taslağı hazırlıyor. Hükümet, ilgili devlet birimleri ve uzmanların iş birliği ile bu yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor.
Yeni Mevzuatın Getirdikleri
Elde edilen bilgilere göre, yürütülecek çalışmayla Türk deniz yetki alanlarının hukuki altyapısı oluşturulacak. Yeni mevzuat ile birlikte, Türk deniz yetki alanlarının daha sistematik bir şekilde düzenlenmesi planlanıyor. Türkiye, geçen Nisan ayında Deniz Mekansal Planlama haritasını yayımlayarak bu konudaki ilk adımları atmıştı. Söz konusu düzenlemelerin, Mavi Vatan haritasını resmi olarak deniz yetki alanı sınırlarına dönüştürme amacı taşımadığı; aksine bilimsel ve hukuka dayalı bir planlama faaliyeti olarak değerlendirileceği ifade ediliyor.
Aslında, Türkiye'nin 2019 yılında Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları anlaşması, bu alandaki uluslararası ilişkileri derinleştirmişti. Akdeniz’de Mısır ile benzer bir anlaşmanın yapılması amacıyla da görüşmeler sürüyor. Ayrıca Türkiye ile Suriye arasında da benzeri bir deniz yetki anlaşmasının gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Denizler, geçmişte ticaret yolları ve balıkçılık açısından gerekli iken, günümüzde tabanlarındaki enerji kaynakları nedeniyle yeni egemenlik mücadelelerinin merkezinde yer alıyor. Türkiye, 1982 yılında yürürlüğe giren 2674 Sayılı Karasuları Kanunu'na dayanarak karasularını yönetmeye devam ediyor. Bu yasaya göre Türkiye’nin karasuları genişliği genel olarak 6 deniz mili olarak belirlenmişken, bazı bölgelerde bu mesafeyi artırmak için gerekli yetkiler verilmiştir. Türkiye şu an Ege’de 6, Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de ise 12 mil uygulaması yürütüyor.
Öte yandan, bölgedeki gelişmeler, deniz altındaki doğal kaynakların ve MEB alanlarının önemini artırmış durumda. Karadeniz'de Kıta Sahanlığı sorunu bulunmamakla birlikte, Ege Denizi Türkiye ile Yunanistan arasında derinleşen bir sorunun kaynağı olmaya devam ediyor. Yunanistan'ın İyon Denizi'nde karasularını 12 mile çıkarması gibi gelişmeler, bu gerilimi daha da artırıyor. Türkiye, Girit adası gibi stratejik noktaları sürekli göz önünde bulunduruyor ve bu konudaki gelişmeleri yakından izliyor.