ABD Başkanı Donald Trump, Tennessee eyaletinin Memphis kentinde gerçekleştirilen Safe Task Force zirvesinde yaptığı açıklamalarla dikkatleri üzerine çekti ve Washington'daki siyasi dengeleri sarstı.
Trump, İran'a karşı alınan saldırı kararının detaylarını ilk kez gün yüzüne çıkartarak, doğrudan Savunma Bakanı Pete Hegseth'i suçladı. The Hill'in aktardığına göre, konuşmasında, "Tahran'ın nükleer silah edinme çabasını kabul edilemez olarak tanımlıyorum," diyen Trump, operasyonun nasıl başladığını şaşırtıcı bir şekilde şu sözlerle dile getirdi:
"Pete’i aradım, General Cain’i aradım. Orta Doğu'da büyük bir sorunumuz var: İran. 47 yıldır terörün kaynağı oldular. Pete, galiba ilk konuşan sen oldun. ‘Hadi yapalım!’ dedin.”
Bu ifadeleriyle karar alma sürecinin ne denli dar çerçevede ve hızlı gerçekleştiğini gözler önüne seren Trump, eleştirilerini açıkça kabinesine yönlendirdi.
“Ölü Sayısı İleriye Dönük 60 Bine Çıkabilir”
Trump’ın konuşmasının en tartışmalı kısmı ise savaşın insani maliyeti üzerine verdiği çarpıcı rakamlar oldu. Mevcut durumun devam etmesi halinde can kaybının 50, 55 veya hatta 60 bine kadar yükselebileceğini belirten Trump, karar verme sürecinin aciliyeti ve sonuçları hakkında şu ifadeleri kullandı:
"Böyle devam edebiliriz ve ölü sayısını artırabiliriz. Bunun sonu yok! Yoksa küçük bir adım atıp bu sorunu kökten çözebiliriz.”
Bu sözler, operasyonu küçük bir dakiklik olarak değerlendirme konusundaki tutumunun gerçeklerle ne denli örtüşüp örtüşmediği sorusunu gündeme getiriyor.
“Güç Depremleri”
Analistler, Trump’ın savaşın ciddiyetini küçümseyen yaklaşımını ve silah tedarikine dair mevcut sorunları göz önünde bulundurarak, Beyaz Saray'daki güç dinamiklerinin sarsıldığını işaret ediyor.
Ne Olmuştu?
48 saatten az bir süre içinde yaptığı açıklamalarda Trump, İran ile potansiyel bir telefon görüşmesi gerçekleştirebileceklerini söylemiş, İran ile müzakereler yapıldığını iddia etmişti. Ancak İran tarafı bu açıklamalara yanıt vererek müzakere yapılmadığını ve yalnızca mesaj alışverişinin olduğunu belirtmişti.