ABD ve Rusya'nın nükleer silahların kontrolüne yönelik son anlaşması olan Yeni START (Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması), dün itibarıyla geçerliliğini yitirdi. Anlaşmanın sona ermesi, iki ülke arasındaki nükleer silahların geleceği hakkında endişeleri artırırken, Kremlin yeni müzakerelerin başlaması gerektiğinin altını çizdi.
İKİ SÜPER GÜÇ TEMAS HALİNDE
Dünya üzerindeki en büyük iki nükleer güç, ABD ve Rusya, özellikle Ukrayna krizinin çözümüne yönelik olarak Abu Dabi'de yapılan son görüşmelerde üst düzey askeri ilişkilerin yeniden tesis edilmesi üzerine de anlaşmaya vardı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, her iki tarafın sorumlu davranarak yeni müzakerelere başlanması gerektiği konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğunu ifade etti.
Anlaşmanın sona ermesi, yeni bir silahlanma yarışının tetiklenebileceği endişelerini beraberinde getirdi. New START’ın geçerli olduğu süre boyunca, iki taraf arasında karşılıklı olarak 1.550 nükleer başlık ve 800 fırlatma sisteminin sınırlandırılması hedeflendi. Ancak bu anlaşmanın sona ermesiyle dünya silahsızlanma konusunda belirsiz bir döneme girmiş bulunuyor.
NEW START ANLAŞMASI NEDİR?
Yeni START, 2010 yılında Barack Obama ve Dmitri Medvedev tarafından imzalanarak yürürlüğe girmiş olup, iki ülke arasındaki nükleer ilişkilerde önemli bir dönüm noktasıydı. Bu antlaşma, 1970'lerden beri süregelen silahsızlanma çabalarının devamı niteliğindeydi. Önceki anlaşmalar, SALT ve START süreçleri üzerinden gelişerek bugüne kadar geldi.
Daha önce ABD'nin New START anlaşmasına yönelik eleştirileri, yeni bir nükleer silah kontrol anlaşmasının gerekliliğini gündeme taşırken, bu olası yeni anlaşmanın Çin'i de kapsaması gerektiği konusunda iddialar bulunmaktadır.
Özetle, ABD ve Rusya arasındaki bu önemli gelişme, dünya çapında nükleer silahların kontrolü ve uluslararası güvenlik açısından yeni tartışmalara yol açıyor.