İran Uzmanlar Meclisi, İsrail-ABD saldırısında hayatını kaybeden Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'i ülkenin yeni dini lideri olarak atadı. Bu gelişme, ülkede siyasi dinamiklerin değişebileceği yönünde spekülasyonlara neden oldu. Mücteba Hamaney, babasının mirasını devralırken, yıllardır hazırlık yaptığı kabul edilse de, otoriter bir liderlik konumuna girmesi konusunda pek çok soru işareti barındırıyor.
Associated Press'e göre, Mücteba Hamaney, 2000'lerin sonlarında WikiLeaks tarafından yayımlanan Amerikan diplomatik yazışmalarında “becerikli ve güçlü bir lider” olarak tanımlanmış ve “cıbbelerin ardındaki güç” yakıştırmasıyla dikkat çekmişti. Ancak İran Devrim Muhafızları Ordusu kurucularından Muhsen Sazegara, Mücteba'nın halef olarak hazırlandığını ancak aynı derecede otoriteye sahip olamayacağını savundu. Sazegara, İran'daki fiili gücün artık Devrim Muhafızları komutanları tarafından yönetildiğini belirtti.
Mücteba Hamaney, eğitimine çok geç yaşta devam etmesi ve genç yaşlardan itibaren Devrim Muhafızları ile yakın ilişkileri sayesinde siyasi arenada kendine yer edineceği düşünülüyor. Ancak, kısa sürede Ayetullah unvanını alması ve bunu nasıl gerçekleştirdiği, tartışma konusu. Mücteba'nın atanması, 'hanedanlık' tartışmalarını da beraberinde getirdi. İslam Cumhuriyeti, liderin kalıtsal yolla seçilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Tahran'da düzenlenen gösterilerde ise binlerce İranlı, Mücteba Hamaney'e desteklerini sundu. Ancak birçok kişi bu durumu eleştirerek, eski liderin etkisinin devam edeceğini savundu. Tepkiler, Hamaney'in babasının intikamını almak için başkalarına zarar verebileceği endişeleriyle birleşti.
Uluslararası planda ise, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Dışişleri Bakanlığı, yeni lider Mücteba Hamaney'i tebrik ederek, İran ile ilişkilerinin devamlılığını vurguladılar.