TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Yeni Şafak gazetesi tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen "Şehit Mustafa Cambaz 5. Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni'ne katıldı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın son derece hüzünlü bir mekan olduğunu belirterek, "Neredeyse her bir metrekaresinde hüznün, acının, kederin, işkencenin ve insanları yıldırmak için ortaya konulan insanlık dışı uygulamaların yer aldığı bir ada çok şükür o kasvetli halinden kurtarılmış, hatıralarını saklamakla birlikte Türkiye'nin geleceği için umut olacak, ismiyle birlikte hem demokrasiyi hem özgürlükleri kendi şahsında birleştirecek önemli bir mekan haline dönüştürülmüştür." ifadesini kullandı.
İlginizi Çekebilir15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğine işaret eden Kurtulmuş, Türkiye'nin yaşadığı darbe süreçlerini ve darbe girişimlerinde yaşananları anlattı.
Kurtulmuş, 15 Temmuz darbe girişiminin, Türkiye'de darbeler geleneğini tarihin çöplüğüne atan, milletin kararlılığı sonucu kazanılmış büyük bir zafer olduğunu belirterek, "O gece, bir tarafı son derece hain ve karanlık, vatan hainlerinin yaptığı işler diğer tarafı şehit Mustafa Cambaz gibi 253 şehidimizin ve on binlercesi şehit olmayı arzulayarak meydanlara çıkmış yiğit vatan evlatlarının kazanımlarıyla ortaya konulmuş büyük bir kahramanlık destanıdır. 15 Temmuz gecesi bir uzun gece olmakla birlikte ihanetle vatanperverliğin, korkaklıkla kahramanlığın, bu topraklara, bu millete bağlılıkla bu millete ihanetin arasında bir büyük mücadeleye sahne olmuştur." diye konuştu.
15 Temmuz'un Türkiye için destansı bir gece olduğunu ve o gece büyük bir kahramanlık destanı yazıldığını vurgulayan Kurtulmuş, şimdiye kadarki bütün darbelerde yaşamını yitiren demokrasi şehitlerine rahmet diledi. Kurtulmuş, "Türkiye demokrasisi, dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasidir. Böylesine büyük bedel ödenmiş bir demokrasi herhalde az bulunur. Kısa Cumhuriyet tarihimiz, çok partili siyasi hayatımız içinde 5 büyük darbeyi görmüş, nice darbe teşebbüslerine şahitlik etmiştir." dedi.
Numan Kurtulmuş, 1960 darbesini yapan zihniyetle 12 Eylül'ü yapan ve 15 Temmuz'a kalkışan zihniyetin aynı olduğunu belirterek, "Bunların kökü Türkiye'ye ait değildir. Bunların memleketi buraya ait değildir. Bunların burayla hiçbir kalbi bağlantıları yoktur." ifadesini kullandı.
Her darbeden ve darbe teşebbüsünden sonra milletin milli şuurunun daha da arttığını, daha fazla birbirine kenetlendiğini ve demokrasiyi daha yüksek seviyelere taşıdığını vurgulayan Kurtulmuş, 1960 ve 1980 darbesini, 28 Şubat'ı ve 15 Temmuz'u unutmadıklarını ve unutmayacaklarını söyledi. Bugün darbecilerin hiçbirinin isminin hatırlanmadığını ama Adnan Menderes gibi isimlerin asla unutulmayacağını dile getiren Kurtulmuş, darbe girişimi gecesinde milleti meydanlara davet eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın millet tarafından en iyi şekilde hatırlanacağını ifade etti.
"ARTIK SİLAHLAR İLANİHAYE BU TOPRAKLARDA SUSACAK, SUSTURULACAKTIR"
Bugünlerde Türkiye'de yeni bir dönemin kapılarını ardına kadar açtıklarını belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Geçen sene başladığımız, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir parti hariç bütün partilerin katılımıyla sürdürdüğümüz Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz raporunu bildiğiniz gibi hazırladı ve bir yol haritası mahiyetinde olan bu raporla birlikte de yeni bir dönemin kapısını şöyle bir araladı. Şimdi önümüzdeki hafta TBMM'ye sunulacak Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmeye Dair Yasa Teklifi, Allah'ın izniyle partilerin büyük çoğunluğunun katılımıyla imzalanacak ve Türkiye'de bu yasayla birlikte bu kapı tamamıyla açılmış olacak, artık silahlar ilanihaye bu topraklarda susacak, susturulacaktır."
Kurtulmuş, Türkiye'de terör meselesi yüzünden binlerce insanın öldüğüne, gencecik evlatların şehit ve gazi olduğuna dikkati çekerek, "Çok şükür artık bunlar geride kalıyor. Terör örgütünün tamamıyla kendisini feshetmesi, silahların bütün unsurlarıyla birlikte bırakılmasıyla yürürlüğe girecek olan bu yasayla birlikte Türkiye'de yeni bir dönemin kapılarını sonuna kadar açıyoruz. Artık bu memlekette hiçbir yerde insanlar terörden, çatışmadan, ayrılıktan bahsetmeyecek. Artık bu memlekette Türk de Kürt de Alevi de Sünni de bütün unsurlar da sadece kardeşlik türkülerini söyleyecek." diye konuştu.
Terörsüz Türkiye hedeflerinin başarıyla tamamlanmasıyla birlikte "terörsüz bölge" meselesinin de gerçekleşeceğini ifade eden Kurtulmuş, Suriye, Irak, İran ve Lübnan'ın da bulunduğu tüm bölgede farklı mezheplerin beraberce yaşamaya devam edeceğini dile getirdi.