Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernandez de Cossio, NBC News ile yaptığı röportajda, ülkelerinin ABD için herhangi bir tehdit oluşturmadığını belirtti. Ayrıca, bu nedenle üzerinde uygulanan ambargo ve askeri tehditlerin haklı bir gerekçesi olmadığını vurguladı.
Barışçıl Diyalog Vurgusu
Fernandez de Cossio, Küba'nın barışçıl bir ülke olduğunu ve ABD ile her türlü diyaloğa hazır olduğunu ifade etti. Küba'nın mevcut durumuyla ilgili endişelerini dile getirerek, ambargonun yarattığı sıkıntılara dikkat çekti: "Bu çok ciddi bir durum ve mevcut koşullarla başa çıkabilmek için en aktif şekilde harekete geçiyoruz. Bu ambargonun sonsuza dek sürmeyeceğini umuyoruz."
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, 13 Mart'ta yaptığı açıklamada, ülkenin yaklaşık üç aydır dış kaynaklardan petrol temin edemediğini ve elektrik sisteminin yalnızca güneş enerjisi, doğal gaz ve mevcut termik santrallerle ayakta tutulmaya çalışıldığını belirtti.
ABD'nin Petrol Engelinin Etkileri
ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak'ta Küba'ya petrol satışı yapan ülkelerin mallarına gümrük vergisi uygulanmasını düzenleyen bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Beyaz Saray bu kararın, Küba'nın "zararlı eylem ve politikalarına" karşı ulusal güvenlik çıkarlarını korumayı amaçladığını savundu. Trump, 1 Şubat'ta Küba yönetimi ile petrol tedarikinin düzenlenmesi konusundaki görüşmeleri başlattığını duyurmuş, ancak Küba bu açıklamayı yalanlamıştı. Hükümet, dışarıdan petrol gelmeden yaşamak adına acil durum paketini devreye sokmuş durumda.