10 Mayıs 2026, Pazar 15:51
Son Dakika | DÜNYA

İsrail'in Stratejisi: Bölgesel İstikrarsızlığın Küresel Yansımaları

İsrail'in en sağcı hükümeti altında, Gazze'ye yönelik 'mutlak yok etme' stratejisi ve uluslararası tugayların izlediği politikalar üzerinde duruluyor. 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana, artan saldırılar Gazze'de 'soykırım' olarak nitelendiriliyor.

Aydın Hasan / Asena Yatağan - İsrail’in Netanyahu liderliğindeki sağcı hükümeti, Gazze’ye karşı başlattığı saldırılarda 'mutlak yok etme' stratejisi ile dikkat çekiyor. 7 Ekim 2023 itibarıyla süregelen saldırılar, uluslararası kamuoyunda soykırım olarak damgalanmış durumda.

Netanyahu yönetimi, 'Vadedilmiş Topraklar' ideolojisi çerçevesinde, dini ve ideolojik temellere dayanan bir genişleme politikası güdüyor. Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimlerin artırılması ve Filistinlilerin mülksüzleştirilmesi, devlet destekli bir strateji haline gelmiş durumda. Ayrıca, ABD’nin İran’a yönelik askeri hamlelerinde de İsrail’in belirleyici bir rolü bulunuyor.

İsrail'in uluslararası alanda karşılaştığı soykırım iddiaları nedeniyle, Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılanma süreci devam ederken, Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçlarıyla ilgili bir tutuklama kararı çıkarıldı. Orta Doğu’da gerginliğin artmasında etkili olan bu politikalar, özellikle Türkiye’nin diplomatik çabalarının hedef alınmasına yol açıyor.

ABD'de Tepkiler Yükseliyor

Netanyahu’nun İran’la ilgili stratejileri, ABD’de de çeşitli tepkilere yol açtı. 2028 başkanlık seçimleri öncesi, birçok Demokrat politikacı, AIPAC gibi İsrail yanlısı lobilerle aralarına mesafe koyduklarını ifade ediyor. Örneğin, California Valisi Gavin Newsom, AIPAC’den hiç bağış almadığını ve almayı düşünmediğini belirtti.

Stratejik Düşmanlık ve İttifaklar

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, İran'ın bölgedeki etkisi ve bu bağlamda İsrail’in rahatsızlığını vurgularken, İsrail’in 'Büyük İsrail' hayallerinin önündeki en büyük engelin, İran destekli yapılar olduğunu belirtti. Özülker, bölgedeki tüm Arap ülkelerinin yanı sıra, kendisi için en büyük tehditin Türkiye olduğunu düşündüğünü de dile getirdi.

Emekli Albay Ünal Atabay ise, İran’ın yarattığı baskın etkinin, İsrail ve ABD’yi köşeye sıkıştırdığını belirterek, bu durumun yeni düşmanlar yaratma çabasıyla aşılmaya çalışıldığını ifade etti. Bu strateji, hem iç hem de dış politikada gerilimi artırarak, destek toplamayı amaçlıyor.

Türkiye’nin Rolü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin yürüttüğü politikalar, İsrail’in yayılmacı ve işgalci stratejilerinin önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Erdoğan’ın Gazze’ye yönelik sert eleştirileri, Türkiye’nin bölgedeki etkisini artırırken, Netanyahu'nun ve temsil ettiği koalisyonun, bölge için yarattığı sorunları gözler önüne seriyor.