ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları sürerken, İran rejiminin kilit isimlerine yönelik saldırılar da artış gösterdi. İlk günlerinden itibaren gerilimin tırmandığı savaşta, İsrail, İran’ın önde gelen liderlerinden biri olan Ali Laricani’yi hedef aldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, düzenlenen hava saldırısında Laricani’nin öldürüldüğünü doğrularken, onu, ‘İran’ı yöneten haydutlar çetesi olan Devrim Muhafızları’nın başı’ olarak tanımladı. Netanyahu, İran halkının mevcut rejimi değiştirmesinin zaman alacağını belirtirken, bu süreçte onlara kendilerini yeniden şekillendirme fırsatı sunacaklarını vurguladı.
İki önemli hedef yok edildi
İsrail Savunma Bakanlığı ve ordu tarafından yapılan açıklamalarda, Laricani’nin yanı sıra Besic paramiliter güçlerinin komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin de etkisiz hale getirildiği belirtildi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Süleymani’nin başına 10 milyon dolar ödül konulduğunu ifade ederek, “Biz bedavaya yaptık” açıklamasında bulundu. İran rejimi ise yaptığı resmi açıklamada, Laricani ve Süleymani’nin İsrail saldırısı sonucu öldüğünü doğruladı.
USS Gerald R. Ford Girit’e yönlendiriliyor
ABD’nin uçak gemisi “USS Gerald R. Ford”un, Girit Adası’ndaki Suda Deniz Üssü’ne yönlendirileceği bildirildi. Yunan basını, geminin ikmal ihtiyaçları ve iç bölümdeki yangınla ilgili incelemeler yapmak üzere bu bölgeye gitmesinin planlandığını duyurdu. Üst düzey askeri kaynaklar, yangının 30 saatten fazla sürdüğünü ve bu süreçte 600’den fazla denizcinin zor şartlarda kaldığını öne sürdü.
Trump’tan NATO’ya eleştiri
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı güvenliği konusunda beklediği destek için NATO’yu eleştirdi. NATO’ya yaptığı harcamaların karşılığını alamadığını belirten Trump, “Onlara ihtiyacımız yok ama orada olmaları gerekirdi” açıklamasında bulundu. Trump, aksi durumda bu konuyu yeniden değerlendireceğini ifade etti.
Hamaney: Barış için zaman yok
İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney ise, ABD ve İsrail’in barış tekliflerine karşı olduğunu belirtti. Hamaney, bu dönemde barışın mümkün olmadığını ve düşmanların diz çökmesi gerektiğini savundu.
Laricani'nin siyasi geçmişi
Ali Laricani, İran’ın en güçlü ailelerinden birine mensup olarak tanınıyor. 1958 yılında Irak’ta doğan Laricani, Devrim Muhafızları ile birlikte savaşta görev aldıktan sonra, ilerleyen yıllarda siyasi kariyerine yön verdi. 2005’te Cumhurbaşkanlığına aday olduğu ancak başarısız olduğu dönemlerin yanı sıra, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi genel sekreteri ve meclis başkanı olarak önemli görevler üstlenmiştir.
Laricani’nin son dönemlerdeki sert açıklamaları, onu takip eden bir değişimin parçası olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda, Hamaney’in güvenini kazanmış biri olarak düşünülüyordu ancak bu pozisyon din adamı olmaması sebebiyle ona halef olma yolu açmıyordu.