Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Sivil havacılık sektörü için güvenlik ve bakım, öncelikli konular arasında geliyor. Havayolları, olası kaza riskini minimize etmek amacıyla bir dizi önlem alıyor ancak bazı durumlar, tüm bu tedbirlere rağmen kaçınılmaz sonuçlar doğurabiliyor. Bu çerçevede, sivil uçakların askeri müdahalelerle düşürülmesi endişe verici bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.
Örneğin 2014 yılında Malezya Havayolları'na ait MH17 sefer sayılı uçak, Ukrayna üzerinde vurularak 298 kişinin hayatını kaybetmesine sebep olmuştu. 2020 yılında İran'dan kalkan bir Ukrayna yolcu uçağı, Tahran semalarındayken bir hava savunma füzesiyle isabet aldı ve bu olayda 176 kişi yaşamını yitirdi. Ancak bu tür trajik olayların son örnekleri, 2024 yılında Rusya'da yaşandı. Azerbaycan Hava Yolları'nın uçağı, Grozni'ye iniş yaparken vuruldu ve 38 kişi hayatını kaybetti. Bu tür olayların tarihteki en dikkat çekici örneklerinden biri de 3 Temmuz 1988'de meydana geldi.
DUBAİ HAZIRLIĞI
1988'de İran Hava Yolları'nın 655 sefer sayılı uçağı, Tahran'dan kalkarak Dubai'ye gitmek üzere yola çıktı. Uçak, Bandar Abbas'ta duraklayarak daha fazla yolcu almayı planlıyordu. Airbus A300 model uçak, kalkıştan sonra her şey yolunda görünüyordu. Ancak, saat 10:24'te uçağın iletişimi kesildi ve kısa süre sonra ABD Donanması'na ait USSVincennes savaş gemisinden fırlatılan füzelerle vuruldu. Patlama sonrası uçak parçalandı ve denize düştü, 290 kişi hayatını kaybetti.
SAVAŞ UÇAĞI OLARAK YANLIŞ DEĞERLENDİRME
Uçak, kalkışının ardından ABD Donanması tarafından savaş uçağıyla karıştırıldı ve bu sebeple hedef alındı. O dönemde bölgede F-14 savaş jetleri de bulunuyordu ve bu, uçağın yanlışlıkla düşürülmesine neden olan bir algı yarattı. İlk başta olayın bir hata olarak kabul edilip daha sonrasında özür dilenmemesi, iki ülke arasında diplomatik gerilimi artırdı.
İKİ ÜLKE ARASINDAKİ GERİLİM
İran, yaşanan olayı kasıtlı bir saldırı olarak nitelendirirken, ABD resmi yetkilileri trajik bir hata olduğunu savundu. Dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan, olayın ardından başsağlığı mesajı yolladı ancak özür dilemekten kaçındı. Sonrasında yapılan müzakereler sonucunda ABD, hayatını kaybedenlerin yakınlarına toplamda 61.8 milyon dolar tazminat ödemeye karar verdi.
Olaydan sonra, yaşanan gerilimi sona erdirmek adına çeşitli çabalar gösterilirken; uçağın vurulmasından sadece birkaç ay sonra, olayla bağlantılı şüpheli bir saldırıda William C. Rogers'ın eşi bir saldırıya uğradı. Ancak araştırmalar sonuçsuz kaldı. Bu trajik olay, sivil havacılık tarihinin unutulmaz bir hatası olarak zihinlerde yer edindi.