Hürmüz Boğazı'nın durumu, bölgedeki gerginlikler artarken önemli bir gündem maddesi haline geldi. İran Dışişleri Bakanı Cevad Arakçi, Tahran'da düzenlenen basın toplantısında, ABD ve İsrail'in Tahran'a yönelik saldırgan tutumlarına karşı meşru savunmalarını devam ettirdiklerini ifade etti. Bu süreçte, savaşın başlangıcında ‘koşulsuz teslimiyet’ talep eden ABD'nin, şimdi ateşkes istemesinin önemli bir değişim olduğuna dikkat çekti.
Arakçi, “Savaşın sonlanması, düşmanların bir daha saldırganlık göstermemesi için gereklidir. Onlar, karşılarında ne tür bir millet olduğunun farkına vardı. İran, savunmasını yapmakta tereddüt etmeyecek ve gerekirse savaşmaya devam edecektir.” dedi. Bunun yanı sıra, Hürmüz Boğazı'nın durumunu da yorumlayan Arakçi, “Hürmüz Boğazı, bizim bakış açımıza göre açık, ancak düşmanlara ve müttefiklere kapalı. Direnişimizi gururla sürdürüyoruz.” şeklinde konuştu.
ABD-İsrail’in İran’a Yönelik Saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington'daki müzakerelere rağmen 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırılar düzenlemeye başladı. İran, buna karşılık olarak İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu çeşitli ülkelere saldırılar gerçekleştirerek yanıt verdi. İranlı yetkililere göre, bu saldırılarda 1348 kişi hayatını kaybetti ve 17 bin kişi yaralandı.
Bölgede çatışmalar sürerken, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra birçok üst düzey yetkilinin bu çatışmalarda vurulduğu bildirilmektedir. Savaşın 17. gününde, Orta Doğu'daki gerginlik daha da artmış durumda.