İran'ın önde gelen isimlerinden Ali Laricani, El Cezire'ye verdiği röportajda ABD ile devam eden müzakereler hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Müzakere süreçlerinin bölge ülkeleri tarafından desteklendiğini belirten Laricani, Tahran'ın görüşlerini ABD’ye iletmek için Umman Dışişleri Bakanı aracılığıyla bir mektup gönderdiklerini, ancak resmi bir yanıt almadıklarını ifade etti.
Laricani, "ABD müzakerelerde kendi çıkarlarını, İsrail'in çıkarlarından ayrı bir şekilde değerlendirebilir," diyerek bu durumun önemine dikkat çekti. Ayrıca, iki taraf arasında mevcut ortak noktanın İran’ın nükleer silaha sahip olmaması olduğunu ve bunun hem eski hem de yeni müzakerelerde kabul gördüğünü vurguladı.
Müzakerelerin geciktirilmemesi gerektiğini söyleyen Laricani, füze meselesinin İran için ulusal güvenlik açısından kritik olduğunu ve bu konunun müzakerelere dahil edilmemesi gerektiğini dile getirdi. "Nükleer mesele dışındaki diğer konular, süreci olumsuz etkileyecektir," şeklinde uyarıda bulundu.
"Savaş Peşinde Değiliz, Ama Hazırlıklıyız"
ABD'nin müzakerelerdeki tutumuna dair değerlendirmelerde bulunan Laricani, olası bir askeri çatışmaya karşı hazırlıklı olduklarını ifade etti. Tahran, müzakerelerde kararlı bir tutum sergileyerek, İsrail'in süreci sabote etme çabalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. "Bugünkü en büyük düşmanımız İsrail," dedi.
Laricani, ayrıca, zenginleştirilmiş uranyum konusundaki tutumlarını overerek, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun sağlık araştırmaları için gerekli olduğunu belirtti.
İran ile İsrail arasındaki gerginliklere dair de bilgi veren Laricani, ülke içinde birlik sağlanmadaki sürecin önemli olduğunu söyledi. "İsrail'in son saldırılarından sonra halkımızda birlik oluşmuştur ve bu bizim için büyük bir kazanım," ifadesini kullandı.
Amerika ile Mücadele: Nükleer Müzakerelerin Geleceği
Son olarak, İran ile ABD arasında 2025'te başlayan ve kesintiye uğrayan nükleer müzakerelerin Umman'da yeniden başladığını hatırlatan Laricani, her iki tarafın görüşmelerde devam etme konusunda uzlaştığını aktardı. Müzakere süreçleri, Washington’un bölgedeki askeri yığınağını artırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.