İran, ABD ve İsrail arasındaki gerginlik dördüncü gününde de yükselmeye devam ediyor. Savaşın başlangıcından bu yana Tahran ile üst düzey yöneticilerine yönelik düzenlenen saldırılar sürerken, İran, Körfez'deki ABD güçlerine karşı misilleme eylemleri gerçekleştiriyor.
Financial Times’ın analizine göre, İsrail uzun süredir Tahran'a yönelik casusluk faaliyetleri yürütüyor. Habere göre, Ayetullah Ali Hamaney'in, olası bir İsrail-ABD hava saldırısında hedef alınabileceği bilgisi, Tahran'daki güvenlik görevlilerinin hareketlerini yakından izleyerek elde edildi. Tahran’daki trafik kameralarının tam anlamıyla 'hacklendiği' ve görüntülerin şifrelenerek Tel Aviv'e aktarıldığı öne sürülüyor.
Trafik kameralarının kritik önemi
Kurtarma çalışmalarına katılan bir kaynak, bazı kameraların özellikle ‘iyi açı’ kazanarak üst düzey yöneticilerin nerede araç park ettiğini tespit etmeye yarayacak veriler sağladığını belirtti. Böylece, Tahran'daki güvenlik düzeni hakkında değerli bilgiler edinildi.
Sui̇kasti̇n temelleri̇ yıllar öncesine dayanıyor
Sonunda, yıllarca süren bir istihbarat kampanyası, Hamaney gibi kritik bir liderin suikastına zemin hazırladı. İstihbarat unsurlarının, Hamaney’in o sabah kimlerle olacağını belirleme çabası, İsrail’in karmaşık gözetleme ve analiz sistemlerine dayandırıldı.
Süreç, Ayetullah'ın koruma ekibinin olası tehlikelerden haberdar olmasını engellemeyi amaçlayan teknolojik yöntemleri de içeriyordu. Bir İsrailli istihbarat yetkilisi, 'Tahran'ı, Kudüs'ü bildiğimiz kadar tanıyoruz' diyerek bu konuda kendilerine güven duyduklarını ifade etti.
Yüzlerce hedefin avı
İsrail, tarihsel olarak birçok militan ve devlet yetkilisini hedef alarak karmaşık bir istihbarat operasyonu yürütmüştür. Hamaney’in öldürülmesi üzerine yapılan tartışmalar, bu çabaların stratejik kazanımlar sağlayıp sağlamadığı konusunda devam ediyor.
İstihbaratın derinlikleri ve sonuçları
İsrail’in istihbarat derinliği, geçtiğimiz yıl gerçekleşen '12 Gün Savaşı' sırasında açığa çıktı. Hayatını kaybeden İranlı nükleer bilim insanları ve üst düzey askeri yetkililer, bu derinliğin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Hamaney’in öldürülmesi, sıradan bir taktiksel başarıdan ziyade, siyasi bir karar olarak yorumlanıyor. Bu tür operasyonların hem risk taşıdığı hem de potansiyel sonuçları konusunda belirsizlik içerdiği ifade ediliyor.