Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından oluşturulan bağımsız Avrupa İklim ve Sağlık Komisyonu, iklim krizinin sağlık açısından neden olduğu tehditlere dikkat çekti. DSÖ’nün, 'Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durumu' (PHEIC) ilan etmesi gerektiğini vurgulayan komisyon, bu önlemin alınmaması durumunda milyonlarca insanın yaşamının tehlikeye gireceğini belirtti.
İklim Değişikliği ve Halk Sağlığı
Komisyonun sunduğu rapor, aşırı hava olayları, hava kirliliği, gıda güvensizliği ve vektör kaynaklı hastalıkların (örneğin dang humması ve chikungunya) yayılımının uluslararası düzeyde sağlık tehditleri haline geldiğini ortaya koydu. İklim değişikliğinin sağlık, ekonomi, gıda güvenliği ve çevresel faktörler açısından kısa ve uzun vadeli riskler oluşturduğu ifade edildi.
Komisyon Başkanı’ndan Uyarılar
Komisyona başkanlık eden İzlanda eski Başbakanı Katrín Jakobsdóttir, iklim krizinin yalnızca bir durum olarak algılanmaması gerektiğini, bunun aynı zamanda insan sağlığı açısından bir acil durum olduğunu belirtti. Jakobsdóttir, "Eğer hemen etkili önlemler alınmazsa, milyonlarca insanın hayatını kaybetme riski var" şeklinde konuştu.
Aşırı Sıcakların Etkileri
Raporda, iklim değişikliğinin mevcut emisyon seviyeleriyle devam etmesi hâlinde aşırı sıcaklar, sel felaketleri, bulaşıcı hastalıklar ve gıda krizlerinin artacağını vurguladı. Ayrıca, Avrupa hükümetlerine fosil yakıt sübvansiyonlarını sonlandırmaları çağrısında bulunuldu. Avrupa'da fosil yakıt tüketimi nedeniyle her yıl yaklaşık 600 bin erken ölüm meydana gelmekte.
Ruh Sağlığı ve İklim Krizi
Uzmanlar, iklim krizi ile birlikte ruh sağlığına olan etkilerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Jakobsdóttir, "İklim değişikliği artık uzak bir geleceğin sorunu değil; insanların yaşam sürelerini kısaltıyor, hastane başvurularını artırıyor ve kaygı bozukluklarına neden oluyor" dedi.
DSÖ: Ahlaki Bir Zorunluluk
DSÖ Avrupa Direktörü Dr. Hans Kluge, fosil yakıtlara bağımlılığın sadece sağlık sistemlerini değil, aynı zamanda ekonomik dengeleri de tehdit ettiğini ve harekete geçmenin artık ahlaki bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Potsdam İklim Etkileri Araştırma Enstitüsü Direktörü Johan Rockström ise mevcut bilimsel verilerin, iklim krizinin küresel halk sağlığı acil durumu olarak ilan edilmesini desteklediğini ifade etti.