ABD ve İran arasındaki gerilimin gölgesinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla sağladığı iki haftalık geçici ateşkes, dikkatleri boğaz boyunca bekleyen gemilere yöneltti. Bloomberg'in aktardığına göre bu ateşkesin ana hedeflerinden biri, Basra Körfezi’nde bekleyen 800’den fazla geminin güvenli bir şekilde geçişini sağlamak.
Ticaret Yolu Tıkanmış Durumda
Son dönemde yaşanan saldırılar nedeniyle binlerce denizci ile yüklerinin güvenliği tehlikeye girmiş durumda. Bu nedenle, gemiler trafikte beklemeye zorlanıyor ve genel ticari akış neredeyse durma noktasına geldi. ABD-İsrail-İran çatışması, 28 Şubat tarihinden itibaren Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğinde ciddi bir düşüşe neden oldu. İran ise, geziye izin vermek için sınırlı sayıda gemiyi, diplomatik müzakereler veya ödeme karşılığında geçirebiliyor.
Hürmüz Boğazı'nın Stratejik Önemi
Küresel ticaretin kalbi konumunda olan Hürmüz Boğazı, ateşkese giden süreçte hem bir baskı unsuru hem de müzakere aracı işlevi görüyor. Savaş döneminde boğaz tam anlamıyla kapanmadı, fakat geçişler, İran tarafından belirlenen özel bir koridor üzerinden gerçekleştiriliyor. 1-27 Şubat tarihleri arasında boğazdan günlük ortalama 129 gemi geçerken, savaşın başlamasıyla bu rakam yüzde 95 oranında düştü.
Gemi Trafiğinde Sıkışıklık
MarineTraffic verilerine göre, 5 Nisan'da yalnızca 14, 6 Nisan’da 6 ve 7 Nisan’da ise 11 geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiği belirtildi. Çok sayıda gemi, Basra Körfezi'nde hem yüklü hem de boş halde sıkışmış durumda. Bu kritik durumun ortasında, gözler, boğazdan geçmek üzere bekleyen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tankerlerinde.
Hürmüz Boğazı’nın Geleceği Üzerine Üç Senaryo
Peki, Hürmüz Boğazı’nın geleceği ne yönde şekillenebilir? The Conversation’ın analizine göre üç olası senaryo dikkat çekiyor:
1 – Ateşkes Durumu
İlk senaryo, İran'ın Donald Trump’ın boğazın açılması taleplerine geçici de olsa boyun eğmesi ile bir ateşkes sağlanabileceği yönünde. Bu durumda İran, yabancı gemilerden geçiş ücreti talep etme olasılığı taşımakta.
2 – ABD’nin Kara Operasyonu
İkinci senaryoda, ABD’nin İran’a yönelik hava ve füze saldırılarının daha ileri bir adım olan kara operasyonuna dönüşmesi öne çıkıyor. Körfez’de 5 bin ek ABD askerinin konuşlanması, toplamda 50 bin askerin bölgede bulunması, böyle bir senaryoyu destekleyen bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
3 – Savaş Biter, Boğaz Kapalı Kalır
Üçüncü senaryo, ABD'nin savaşı sona erdirmesi ancak Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişin sağlanamaması ile ilgili. Bu durumda Birleşmiş Milletler (BM) üyelerine, boğazın güvenliğini sağlamak için ortak hareket etme yetkisi verilmesi mümkün. Bu da, BM destekli bir deniz koalisyonu ile ticaret akışının tekrar başlaması için yasal bir zemin oluşturabilir. Eğer ABD ile İran arasındaki çıkmaz devam ederse ve Trump zafer ilan ederek askerlerini geri çeker ise, bu senaryo “son çare” olarak değerlendirilecek.