Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 2020 yılında kaybolması üzerine başlatılan soruşturma sürüyor ve yeni detaylar ortaya çıkıyor. Son olarak, Doku’nun kaybolmasının ardından yeniden açılan davada 10 kişi tutuklandı ve 3 kişi serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında, Doku’nun oğlu Mustafa Türkay’ın da aralarında bulunduğu isimler gözaltına alındı. İlk olarak eski Vali Tuncay Sonel ile Tunceli Devlet Hastanesi eski başhekimi Çağdaş Özdemir'in de ifadesine başvuruluyor.
Vali Sonel'in Şok İfadesi
Gülistan’ın akıbetini aydınlatmaya çalışan eski valinin, olay yerine ulaştığında bir ceset bulduklarını belirttiği ifade ortaya çıktı. Olay yerinde bulunduğu süre içinde cesede bakan Sonel, “Bu Gülistan değil” demesiyle dikkat çekti. Eroğlu, bu cesedin henüz bilinmeyen başka bir kadına ait olduğunu söyledi. Olayın ardından Gülistan’ın ailesine haber verilmediği belirtildi.
Kameralarla İlgili Tartışma
Eroğlu, olayın çözümü için önemli olan bazı güvenlik kameralarının iki gün sonra değiştirildiğine dair bilgi sahibi olmadığını açıkladı. Bu durum, soruşturmanın seyrini etkileyecek soruları da beraberinde getiriyor.
Gözaltılar ve Kırmızı Bülten
Adalet Bakanlığı, kaybolan Doku ile ilgili soruşturma çerçevesinde firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılması ve geçici tutuklanması için resmi işlemleri başlattı. Doku’nun hastane kayıtlarının silinmesi iddiaları üzerine dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir’in tutuklanması ile birlikte toplam tutuklu sayısı 11'e yükseldi.
Sevgilisinin İfadesi ve Kaybolan Telefon
Gülistan’ın sevgilisi Zeinal Abakarov’un kendisini 3 saat boyunca aradığı iddialarına karşı, “Telefonum sessizdeydi” cevabını verdi. Bunun yanı sıra, Zeinal’a ait olan bir telefonun kaybolduğu ve Doku’nun ortak hesabından yapılan bir arama üzerine durulduğu kaydedildi.
Soruşturma Devam Ediyor
Eski polis Engin Yücer, Doku’nun sevgilisinin Türkiye’ye getirilmesiyle ilgili iddialarda bulundu. Soruşturma ile her geçen gün yeni detaylar ve olasılıklar ortaya çıkarken, gerek kamuoyunun gerekse ilgili makamların süreci yakından takip ettiğini söylemek mümkün.
Çiğdem Yılmaz tarafından kaleme alınmıştır.