Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Ebru Cansu, görevine başlar başlamaz Gülistan Doku'nun kaybolma dosyasını ele aldı. Başsavcı Cansu’nun talimatıyla, Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) bünyesinde özel bir ekip kurularak, kaybolmayla ilgili tüm detayların incelenmesine başlandı.
Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolma günüyle ilgili şehirdeki tüm güvenlik kamera kayıtları, toplamda 70 KGYS ve ek 700 saatlik görüntü, dosyaya dahil edildi. Yapılan incelemeler, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüştüğü kafeye geliş ve gidiş saatlerinin tespit edilmesini sağladı. Bu görüntüler, soruşturmayı yürüten Başsavcılık ve özel ekip tarafından titizlikle değerlendirilmeye devam ediyor.
Gülistan Doku’nun dosyası, ilk etapta kayıp olarak değerlendirilen bir soruşturmadan ‘cinayet’ soruşturmasına dönüşmüş durumda. 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda toplamda 17 şüpheli gözaltına alındı. Özellikle şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarıldı.
Gözaltına alınan şüpheliler arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve çeşitli kamu görevlileri de bulunuyor. Doku’nun kaybolmasında kritik rol oynadığı iddiasıyla tutuklanan kişiler, 'delilleri gizleme ve yok etme' gibi suçlamalarla karşı karşıya. Bu süreçte adli sistem, kaybolduğu tarih öncesindeki hastane kayıtlarının silinmesi iddialarıyla da baş başa kalmış durumda.
Tuncay Sonel’in, 17 Aralık 2019’da Valilik’te gerçekleştirdiği ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı Toplantısı’na ait konuşması da soruşturmanın önemli bir parçası oldu. Sonel’in toplantıda, kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki vurguları, bu süreçteki çelişkili durumları gözler önüne serdi. Tuncelili kadınlar için sağlanan güvenli ortamın önemine değinen Sonel, toplumda bu tür eylemlerin bir daha yaşanmaması adına çalışmaların devam edeceğinin altını çizdi.