Şerife Yılmaz, kendisini "savaş gazisi" ve "önemli görevlerin sorumlusu" olarak tanıtarak, depremzede ve hacı adaylarından dolandırıcılık yoluyla para topladı. Yılmaz'ın yöntemleri arasında, uluslararası bir vatandaş olduğunu iddia ederek kurbanlarına zaman kazanmak ve alacak talepleri arttıkça sahte dekontlar düzenlemek yer aldı.
Dolandırıcılığın yanı sıra, kamu görevlilerine olan ilgisiyle dikkat çeken Yılmaz, MİT mensubu, diplomat ve BM temsilcisi gibi çeşitli sahte unvanlar kullanarak özellikle üst düzey siyasetçileri ve yöneticileri hedef aldı. Asıl amacının güvenlik bürokrasisine sızmak olduğu düşünülüyor.
Yılmaz, dolandırıcılık faaliyetlerinde yapay zeka teknolojisini de devreye sokarak sahte belgeler üretmekte ustalaştı. Bu belgelerle, geniş ve etkili bir çevreye sahip olduğu izlenimini yaratmaya çalıştı.
Ayrıca, kamu görevlileriyle yakın ilişkiler kurma çabası, sevgili olma bahanesiyle girişimlerde bulunarak, olumsuz yanıt alanları tehdit etmesine neden oldu. Yılmaz, bu kişiler için "görev yerinin değiştirilmesi" ile tehditte bulundu. Yılda birçok kişiyi dolandırdığı tespit edilen Şerife Yılmaz, sonunda yakalanarak tutuklandı.