Asena Yatağan / ANKARA - Doğu Akdeniz'deki jeopolitik dengeler, Fransa ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki yeni bir işbirliği ile yeniden sorgulanmaya başlandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Rum lider Hristodulidis, Lefkoşa'nın Rum kısmında düzenledikleri basın toplantısında, Fransa ile Güney Kıbrıs arasında ‘Ada'da Fransız kuvvetlerinin bulunmasını’ öngören Kuvvetler Statüsü Anlaşması'nın (SOFA) bu yaz Paris'te imzalanacağını duyurdular. Bu gelişme, KKTC tarafından sert tepkilerle karşılandı. Uzmanlar, anlaşmanın uygulanabilirliği konusundaki endişeleri dile getirerek, Kıbrıs Türkleriyle mutabakat sağlanmadan böyle bir anlaşmanın hayata geçmeyeceğini vurguluyor.
Askeri Sonuçların Sınırı
Baas Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal, Fransa'nın bu hamlesinin asıl amacının Yunanistan ile kurulan ilişkiler üzerinden bir ittifak görüntüsü oluşturmak olduğunu belirtti. Ünal, bu tür bir askeri varlığın, Türkiye ile Yunanistan ya da Güney Kıbrıs arasında bir çatışma durumunda otomatik olarak devreye girmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Ayrıca, Rum tarafıyla yapılan anlaşmanın abartıldığını ve bu durumda kayda değer bir askeri sonuç doğuracak bir durumun olmadığını vurguladı.
Siyasi Boyut Ön Planda
Türkiye'nin coğrafi ve askeri kapasitesi göz önünde bulundurulduğunda, Fransa'nın adaya asker göndermesinin dengeleri değiştirmeyeceği düşünülüyor. Ancak uzmanlar, bu tür adımların, Kıbrıs'taki Rum-Yunan tarafında beklentileri artırarak siyasi gerginliği pekiştirebileceğini ifade etti. Dolayısıyla, meselenin daha çok siyasi ve psikolojik bir boyut taşıdığı değerlendiriliyor.
Gerilim Potansiyeli
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Fransa'nın asker konuşlandırmasının mevcut bir durum olduğunu ve sınırlı olacağını söyledi. Bu tür adımların Türkiye’ye mesaj verme potansiyeli taşıdığını belirtirken, gerilimi artırabileceği uyarısında bulundu.
Uluslararası Hukuka Aykırılık
Fransa'nın Kıbrıs'taki askeri varlığının uluslararası hukukla çelişeceği savunuluyor. 1960 Anlaşması'nın hala geçerli olduğunu hatırlatan uzmanlar, bu koşullar altında Rum tarafının tek taraflı hareket etmesinin hukuken mümkün olmadığını ifade ediyor.
Ada'nın Güvenliği Tehlikede
Emekli Tümgeneral Güray Alpar, garantör ülkeler dışında bir güç olan Fransa’nın adaya gelmesinin güvenlik riskleri yaratabileceğini belirtti. Dış aktörlerin askeri varlığı, Kıbrıs üzerindeki hassas dengeleri daha da tırmandırabilir. Fransa'nın bu adımlarının hem siyasi etkisini artırmak, hem de bölgedeki hidrokarbon kaynaklarına yönelik çıkarlarını güçlendirmek amacı taşıdığı değerlendiriliyor.