Bolu Belediyesi'ne yönelik sürdürülen rüşvet ve irtikap soruşturması derinlik kazanıyor. 28 Şubat sonrası gerçekleştirilen operasyonlarda, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve birçok üst düzey yetkili gözaltına alındı. Özellikle Belediye Başkan Yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyeleri ve diğer bazı yetkililer tutuklandı. Leyla Beykoz'un tutukluluk durumu ev hapsine çevrilirken, başka bir sanığın tahliye kararı verildi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında 19 sanık hakkında iddianame hazırladı. 178 sayfalık belgede, rüşvet alma, irtikaba teşebbüs, nitelikli dolandırıcılık gibi kapsamlı suçlamalar yer alıyor. İddianame, Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve toplamda 41 mağdur ile 3 müştekinin ifadeleriyle destekleniyor.
Dava Süreci ve Duruşmaların Diğer Ayrıntıları
Davanın ilk duruşması, güvenlik önlemleriyle birlikte Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda yapıldı. Duruşma sürecinde, 6'sı tutuklu toplam 19 sanık suçlamalar hakkında savunmalarını gerçekleştirdi. Marketler arasındaki reklam anlaşmalarıyla ilgili olarak ifade veren A-101 Market Mağaza Geliştirme Müdürü Adem Keskin, süreçte baskı hissetmediğini belirtti. Ayrıca, yerel market sahibi İbrahim Erdini de anlaşmanın hızla yapıldığını ancak herhangi bir zorlamanın olmadığını ifade etti.
İddialar ve Market Yetkililerinin Yanıtları
CarrefourSA ve Şok marketlerden gelen ifadelerde, belediyeden gelen reklam anlaşması tekliflerine yönelik olumlu bir tavır sergilendi. Ancak, bazı mağaza yöneticileri, yapılan denetimlerin ardından sıkıntıya girdiklerini, bu süreçte herhangi bir baskı ile karşılaşmadıklarını belirtti. Duruşmaların ilerleyen günlerinde, ruhsat almak için BOLSEV'e bağış yapıldığı yönündeki iddialar da ele alınacak.
Bolu'da yürütülen bu dava süreci, yerel yönetim uygulamalarının ve halkla olan ilişkilerin yeniden sorgulanmasına neden oldu. Kamuoyunun da ilgisini çeken bu dava, hem siyasi hem de ekonomik açıdan büyük bir önem taşıyor.