Türkiye, savaş sonrası dönemde uluslararası barış ve istikrarı sağlama yönünde aktif bir rol üstlenebilir. Gerginliklerin geniş çaplı çatışmalara dönüşümünü önlemenin en etkili yolu diplomasi ve diyalogdur. Bu bağlamda, Türkiye'nin tutumu açık: Askeri yöntemler, bölgesel krizlerin kalıcı bir şekilde çözülmesinde etkili değildir. Ortadoğu'da daha sürdürülebilir bir güvenlik ve istikrar için, gerginlikleri azaltan ve uluslararası hukuka dayanan bir yaklaşım benimsenmelidir.
Bir muhalefet sorusuna yanıt veren Güler, "Eğer İran'dan Türkiye'ye füzeler gelmeye devam ederse, tutumumuz ne olur? NATO'nun müdahalesini mi isteriz?" şeklindeki soru üzerine, Türkiye'nin kendi toprakları veya vatandaşlarına yönelik herhangi bir tehdide karşılık verme iradesinin ve kapasitesinin bulunduğunu ifade etti. Güler, "Her türlü tehdide karşı, ulusal ve NATO ittifakı kapsamındaki araçlarımızla yanıt verebiliriz. Ancak bizim tercihlerimiz gerginliği tırmandırmak değil, riskleri denge ve sorumlulukla yönetmektir. Amacımız, daha geniş bir çatışmayı önlemektir," dedi.