26 Mart 2026, Perşembe 14:39
Son Dakika | DÜNYA

ABD ve İran Müzakere Sürecinde Kritik Gelişmeler: Askeri Seçenekler Masada

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Cenevre'de gerçekleşen ABD-İran müzakereleri sonrasında Washington Post'a yaptığı açıklamada, askeri saldırı seçeneklerinin hala masada olduğunu belirtti. Vance, diplomatik çözümler üzerinde durulması gerektiğini ifade etti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Cenevre'de gerçekleştirilen ABD-İran müzakereleri sonrası Washington Post'a yaptığı açıklamada iki ülke arasında süregelen gerilim ve müzakerelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

'TRUMP'IN KARAR SÜRECİ BELİRSİZ'

Vance, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusunda hangi adımları atacağına dair belirsizlik yaşadığını belirterek, askeri müdahale ve diplomatik çözümler arasında bir seçim yapılması gerektiğine dikkat çekti.

'SÜREÇ KONTROL EDİLMELİ'

Vance, muhtemel bir askeri müdahalenin ardından uzun süreli bir savaşın olmayacağına inandığını vurguladı. “Orta Doğu’da yıllarca sürecek bir çatışma istemiyoruz” diyen Vance, geçmiş deneyimlerden ders alınması gerektiğini ancak bu derslerin aşırılığa kaçılmadan uygulanması gerektiğini vurguladı.

Vance ayrıca, çoğu kişinin savaş yerine diplomasi taraftarı olduğunu, İran'ın tepkilerinin ise sürecin yönünü belirleyeceğini ifade etti.

'MÜZAKERE YENİDEN GÜNDEMDE'

Haziran 2025'te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla kesilen nükleer müzakereler, bölge ülkelerinin arabuluculuğunda tekrar başlatıldı. ABD'nin hala askeri seçenekleri gündemde tutmasına rağmen, taraflar 6 Şubat'ta Umman'da dolaylı müzakerelere başlamış ve önemli ilerlemeler kaydedildiği bildirilmişti. 26 Şubat için Cenevre'de yeniden bir araya gelinmesi kararlaştırılmıştı. Tarafların nükleer programlara yönelik talepleri ve yaptırımlar üzerindeki görüşmeleri müzakere sürecinin seyrini belirleyecek.

İran, nükleer programını belirli sınırlamalarla sürdürme karşılığında uluslararası yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD'nin ise Tahran’dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunu ülke dışına çıkarmasını istediği belirtiliyor.