Suudi Arabistan'ın silah tedarikindeki ortaklarını çeşitlendirmesi, ABD yönetimi için rahatsız edici bir durum ortaya çıkardı. Middle East Eye'ın aktardığına göre, mevcut ve eski Amerikalı yetkililer, Riyad'ın Türkiye ile yürüttüğü savunma görüşmelerinin, Washington'un Suudi silah pazarındaki hakimiyetini azaltma riskine yol açtığını belirtti.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman, geçtiğimiz kasım ayında Beyaz Saray’da ağırlandı. ABD Başkanı Trump, Riyad’ın gelişmiş F-35 Lightning II savaş uçaklarını satın alacağı ve kapsamlı bir stratejik savunma anlaşmasının hayata geçirileceğini kamuoyuna açıkladı.
Döneminde 'anlaşma odaklı diplomasi' anlayışını benimseyen Trump yönetimi, Suudi Arabistan'ın diğer ülkelerle yürüttüğü savunma müzakereleri hakkında netlik talep etmeye başladı. Washington'dan gelen endişeler üzerine Riyad, Pakistan’a sağladığı milyarlarca dolarlık kredinin savaş uçağı alımında kullanılmayacağına dair güvence verdi.
ABD’DEN NETLİK TALEBİ
Ancak ABD’li yetkililer, Riyad'ın Türkiye'nin geliştirdiği beşinci nesil savaş uçağı KAAN programına katılımı konusunda benzer bir garanti almadıklarını ifade etti.
Trump döneminde üst düzey savunma görevinde bulunan Bilal Saab, Suudi Arabistan’ın mevcut envanterinin son derece geniş olduğunu vurgulayarak, "Türk savaş uçağının Suudi envanterine nasıl entegre olacağını değerlendirmek zor" dedi. Ayrıca Riyad’ın dünyadaki en gelişmiş F-15 Eagle varyantlarına sahip olduğunu ve Eurofighter Typhoon kullandığını hatırlattı.
Diğer bir ABD’li yetkili ise, Suudi Arabistan’ın KAAN anlaşması kapsamındaki olası alımlarla ilgili kaynaklarını başka ülkelere yönlendirme ihtimali konusunda kaygı duyduğunu belirtti. Bu yetkili, ABD yönetiminin savunma ihracatında 'tek tedarikçi' konumunu korumayı hedeflediğini sözlerine ekledi.
İSRAİL DE KAYGILI
Trump, Suudi Arabistan’a, İsrail’in sahip olduğu F-35’lerle eş düzeyde uçak satışının mümkün olduğunu açıkça ifade etmişti. Ancak İsrail, bölgedeki 'Nitelikli Askeri Üstünlük' (QME) doktrinini sürdürmek için endişe taşımakta. İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun Suudi Arabistan’a İsrail’den daha düşük konfigürasyonda F-35 verileceği yönünde güvence sunduğunu açıkladı.
ORTAK ÜRETİM VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ
Middle East Eye'a göre, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a sunduğu en önemli unsur, ortak üretim ve teknoloji transferi imkanı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Vizyon 2030 programı, savunma harcamalarının yüzde 50’sinin yerli üretimle karşılanmasını hedefliyor.
Hişam el-Gannam, ABD’nin ortak üretim ve teknoloji transferi konusundaki hızının Riyad’ın beklentilerini karşılamada yetersiz kalabileceği görüşünde olduğunu belirtti.
DEĞİŞEN JEOPOLİTİK DENGELER
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki savunma görüşmeleri, bölgedeki güç dinamiklerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gündeme geliyor. Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın İsrail’den daha düşük konfigürasyonda dahi olsa F-35 tedarikine sıcak bakabileceğini, ancak şartların Riyad açısından tatmin edici olması için müzakerelerin devam etmesi gerektiği görüşündeler.