Amerika Birleşik Devletleri'nde, İran'a yönelik savaş politikalarının yönü hakkında belirsizlik devam ederken, olası bir kara harekatı da masada. ABD, İsrail ve Körfez ülkelerinden gelen çeşitli haberler, Bush yönetiminin geri planda ne tür stratejiler geliştirdiğini gözler önüne seriyor. Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı kapalı kalsa da İran'a yönelik saldırıları durdurma konusunda istekli olduğuna dair iddialar öne çıkıyor. Wall Street Journal’ın haberine göre, Trump ve ekibi Hürmüz Boğazı'nın açılması için askeri müdahalenin durumu daha da zorlaştıracağı görüşünde. Bu bağlamda, İran'daki saldırıların sona ermesi konusunda diplomatik baskı yaratmayı planladıkları söyleniyor.
Trump, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için henüz adım atmaya istekli olmadığını ifade etti. CBS News’e verdiği demeçte, ABD'nin bölgedeki varlığını şu aşamada çekmeyeceğini, ama ileride bunu yapabileceğini vurguladı. Liderlerin, sorunun kendi aralarında çözmeleri gerektiğini belirtti.
Savaşta Hedeflere Ulaşıldı mı?
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise, savaşın sona ermesi konusunda kesin bir tarih vermekten kaçındı. American medyasına yaptığı açıklamada, hedefler açısından hâlâ yolun yarısında olduklarını dile getirdi. Netanyahu, İran yönetiminde bir rejim değişikliğinin hedeflenmediğini, fakat İran İslam Cumhuriyeti'nin sonunda içeriden çökeceğine inandığını da ekledi.
Körfez Ülkelerinin Tutumu
Körfez ülkeleri, İran’ın zayıflatılmadığı görüşündeler ve ABD’yi askeri operasyonları sürdürmeye davet ediyorlar. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'a karşı askeri baskının artırılmasının öncüsü olarak, bu konuda ABD’ye baskı yapıyor. Bir dizi özel görüşmede, İran'daki liderlik ya da tutum değişikliği yaşanana kadar askeri operasyonların durdurulmaması gerektiği vurgulandı.
İttifaklarda Gerginlik
Trump, müttefiklerini de sert sözlerle eleştirdi. İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin, İran'a yönelik saldırılara yeterince destek vermediklerini belirtti. Hürmüz'deki durumu gerekçe göstererek, bu ülkelerin kendi petrol kaynaklarına yönelik adım atmaları gerektiğini dile getirdi. Trump, Ortadoğu’daki askerî hedeflerinin, bölgedeki nükleer silahlanmayı engellemek olduğunun altını çizdi.
Tarih Tekrar Ediyor
ABD Başkanı, daha önce belirttiği Hark Adası ile ilgili 40 yıllık planlarını yeniden gündeme getirdi. 1987 yılında yaptığı açıklamaları hatırlatarak, bölgedeki ekonomik çıkarların korunması gerektiğini vurguladı.