Meltem Güneş / Ankara - Türkiye, nesli koruma altındaki Mersin balığı ile global ölçekte bir marka oluşturma yolunda önemli adımlar atıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, bu ikonik balığın üretimini arttırarak ‘Türk Havyarı’ markasını yaratmayı planlıyor. Hedeflenen yıllık ihracat geliri ise 2028 yılı itibarıyla 100 milyon doları aşmak.
Mersin balığının avcılığının 1997 yılından bu yana yasaklı olduğu ve 1998 yılında CITES tarafından nesli tehlike altında kabul edilmesiyle bu tür koruma altına alınmıştır. Bakanlık, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü çatısı altında çeşitli projelerle türün doğal stoklarını koruma, balıklandırma yoluyla doğal kaynakları destekleme ve ticari yetiştiriciliği geliştirerek, bu amaca hizmet edecek adımlar atmaktadır. Bu bağlamda, 2021 yılından itibaren Amasya-Yedikır ve Bolu-Gölköy Su Ürünleri Üretim istasyonları aktif bir şekilde çalışmaktadır.
2022-2025 yılları arasında Karaca Mersin Balığı ve Sivri Burun Mersin balığından yaklaşık 100 bin adet üretim gerçekleştirilmiş, bu balıkların bir kısmı özel etiketlerle markalandıktan sonra Yeşilırmak ve Sakarya Nehirleri ile Karadeniz’e salınmıştır. Kalan yavrular ise araştırma enstitülerine ve sektördeki gelişimi desteklemek amacıyla özel sektöre kazandırılmıştır.
Baraj göllerinde yapılan ağ kafeslerinde yetiştirmeye yönelik faaliyetlere izin verilmiş olup, Keban Baraj Gölü ve Karkamış Baraj Gölü’nde bu üretim süreçleri artarak devam etmektedir. Mersin balığı yetiştiricilik tesisleri Türkiye’de çoğalmakta ve mevcut 12 tesisin onaylı proje kapasiteleri yılda toplamda 3.204 ton üretim kapasitesine ulaşmaktadır.
İhracat Hedefleri Başarıyla Yükseliyor
‘Türk Havyarı’ markası oluşturma hedefi çerçevesinde, 2028 yılına kadar Mersin balığı yetiştiriciliği kapasitesinin yıllık 20 bin tona, ihracatın yıllık 2.500 tona ve ekonomik değeri yüksek olan mersin morinası havyarı üretiminin yıllık 100 tona çıkarılması planlanmaktadır. Şu an itibarıyla, farklı türlerdeki Mersin balığı eti ve havyar ihracatından yaklaşık 2,5 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Bu stratejik hamlelerle Türkiye'nin pazarın yarısına hakim olmasının ve yıllık 100 milyon dolardan fazla döviz kazanmasının sağlanması hedeflenmektedir.
Üretim süreçlerinin yanı sıra, Mersin balığı kuluçkahaneleri ve modern işleme tesisleri kurulacak. Bu sayede ürünler sadece havyar olarak değil, taze ve dondurulmuş balık eti seçenekleri ile hem uluslararası pazarda hem de iç pazarda tüketicilere sunulacaktır.
Türkiye, Avrupa'da su ürünleri yetiştiriciliğinde ikinci, dünya genelinde ise on beşinci sırada yer almakta olup, ihracat hacminin yakın zamanda 2.25 milyar dolardan 3 milyar dolara çıkması beklenmektedir.