Finlandiya'nın güneybatısındaki Eurajoki bölgesinde yer alan Onkalo, 1,9 milyar yıllık istikrarlı temel kayanın içine inşa edilen bir tesis olarak dikkat çekiyor. Fince 'mağara' anlamına gelen Onkalo, nükleer santrallerin 1950'li yıllarda kurulmaya başlamasından bu yana dünyada yaşanan en büyük çevre sorunlarından biri olan nükleer atıkların güvenli bir biçimde depolanması üzerine kurgulanmış bir proje olarak öne çıkıyor.
Finlandiya, Bu Teknolojiyi İlk Kullanacak Ülke Olacak
Bu alanda İsveç ve Fransa gibi komşu ülkelerde de tesislerin yapım süreçleri devam ederken, Finlandiya'nın dünya genelinde bu teknolojiyi ilk faaliyete geçiren ülke olması bekleniyor. Finlandiya Radyasyon ve Nükleer Güvenlik Otoritesi (STUK), tesise ilişkin son değerlendirmelerini haziran ayında tamamlamayı planlıyor. Onayın alınmasının ardından projenin işletim lisansının verilmesi hedefleniyor.
Nükleer operatör Teollisuuden Voima Oyj'nin CEO'su Philippe Bordarier, tesisin operasyonlarının 2023 yılının sonunda veya 2024 yılının başında başlamasını ümit ettiklerini dile getirdi. İlk aşamada, Olkiluoto Nükleer Santrali’ndeki geçici depolama alanlarındaki radyoaktif atıkların buraya taşınması gerçekleştirilecek.
Onkalo, 6 bin 500 ton uranyum kapasitesine sahip olup, Finlandiya'daki beş nükleer reaktörden çıkan kullanılmış yakıtı kalıcı bir şekilde güvence altına alacak. 2004'te inşaatına başlanan projenin toplam maliyetinin yaklaşık 1 milyar avro (1,16 milyar dolar) olduğu belirtiliyor.
Atıklar 100 Bin Yıl Boyunca Güvenle Saklanacak
Onkalo’nun devasa tünel ağına kullanılmış nükleer yakıtların yerleştirilmesi, planlanan süreye göre 100 yıl boyunca devam edecek. Yeni nükleer reaktörlerin inşası halinde bu sürenin uzatılabileceği ifade ediliyor. Depolama sürecinin ardından tesis, en az 100 bin yıl boyunca güvenli saklama sağlamak üzere tamamen mühürlenecek.
Kimyager Lauri Parviainen, nükleer atıkların on binlerce yıl boyunca yüksek düzeyde radyoaktif kalacağını, ancak 100 bin yılın ardından uranyum cevheri ile aynı radyasyon seviyesine düşeceğini belirtti. Kullanılmış yakıtların, yer üstünde korozyona karşı dayanıklı bakır kapsüllere yerleştirilerek tüneller aracılığıyla indirilmesi planlanıyor. Kapsüllerin yerleştirildiği alanlar daha sonra sızdırmazlık için bentonit kiliyle doldurulacak. Bertaraf tünellerinin dolmasıyla birlikte çelik takviyeli beton tıpalama ile kapatılacak.
Uzun Vadeli Riskler ve Kamu Desteği
Finlandiya nükleer düzenleyici kurumu STUK uzmanı Jarkko Kyllönen, Onkalo projesinin uzun vadeli 1 milyon yıllık risk senaryolarını değerlendirdiklerini aktardı. Atıkların potansiyel tehlikesi nedeniyle kapsüllerin ilk 10 bin yıl içinde sağlam kalmasının kritik önem taşıdığı kaydedilirken, korozyon ve kıyamet sonrası depremler gibi olasılıkların risk oluşturabileceği vurgulandı. Ancak yapılan risk değerlendirmeleri genel olarak olumlu sonuçlar verdi.
Fransa'daki benzer projelere karşı oldukça güçlü protestolar olurken, Onkalo projesi Finlandiya halkından destek alıyor. LUT Üniversitesi Sosyal Bilimler Profesörü Matti Kojo, 1970'lerde projeye karşı çıkan yerel itirazların zamanla azaldığını ve halkın STUK'un değerlendirmelerine güvendiğini belirtti. Kojo, ülkedeki nükleer enerjiye olan desteğin tarihi bir zirveye ulaştığını ekledi.
Ancak Finlandiya Doğa Koruma Derneği, projeye yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Dernek Direktörü Tapani Veistola, nükleer atıkların uzun vadede ciddi bir risk oluşturduğunu ve güvenli kalacağına dair garantilerin bulunmadığını açıkladı.
Finlandiya'nın Nükleer Stratejisi
İklim ve Çevre Bakanı Sari Multala, Finlandiya yasaları gereği üretilen nükleer atıkların ülke içinde bertaraf edilmesinin zorunlu olduğunu hatırlattı. 1994 yılında yapılan yasal değişiklikle, kullanılmış nükleer yakıtların Rusya gibi ülkelere ihraç edilmesinin önü kapatıldı. Hükümetin, nükleer enerjinin artırılmasına öncelik verdiği ve küçük modüler reaktörlerin inşa edilebileceği üzerinde durduğu bildirildi. Bakan, bu reaktörlerden çıkacak atıkların yönetimi ile ilgili değerlendirmelerin ise 2024'ün mart ayına kadar tamamlanacağını ifade etti.