Metin Aktaşoğlu / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr - Avrupa ve Avrupa Birliği için Rusya-Ukrayna Savaşı, güvenlik kaygılarını önemli ölçüde artırırken, ABD’deki siyasi değişiklikler ve ticaret engelleri de eklenince, kıtanın savunma stratejileri yeniden şekilleniyor. Öne çıkan son gelişme ise, Almanya ve Fransa'nın iş birliği ile başlatılan ve büyük umutlar beslenen "Future Combat Air System" (Geleceğin Muharebe Hava Sistemi) projesinin iptali oldu. Bu proje, yazılım sorunları ve fikri mülkiyet hakları gibi teknik engellerin yanı sıra, iki ülke arasındaki stratejik farklılıkların da etkisiyle sona erdi.
Proje, yüzyıla yaklaşan bir geçmişe sahip ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in belirlediği hedefler doğrultusunda inşa edilmişti. Yıllar süren geliştirme çabalarının ardından ortaya çıkan sorunlar, projeyi geri dönüşü olmayan bir noktaya getirdi. Fransız medyasında aktarılan bilgilere göre, proje kapsamında hedeflenen yenilikler arasında yerli ve insansız hava aracı entegrasyonu da bulunuyordu. Son gelişmeler ise, bu alanda Türkiye'nin KAAN savaş uçağı projesinin küresel savunma pazarındaki önemini yeniden vurguladı.
Fransa ve Almanya arasında gerçekleşen anlaşmazlıkların öncelikli nedenleri arasında teknik detaylar, liderlik mücadeleleri ve stratejik taşıyıcı kapasite bulundu. Özellikle Dassault ve Airbus arasındaki patent ve fikri mülkiyet hakları konusundaki anlaşmazlıklar, süreci içinden çıkılmaz bir hale soktu. Ayrıca, Fransa'nın nükleer silah taşıma kapasitesine sahip bir savaş uçağı geliştirme isteği ile Almanya'nın bu yönde bir ihtiyaç görmemesi, iş birliğini zorlaştıran diğer bir etken oldu.
Gelişmeler, Airbus'ın yeni ortaklıklar arayışına girmesine neden oldu ve alternatif projeler arasında İsveçli Saab ve Britanya-Japonya-İtalya ortaklığı öne çıkıyor. Ancak Türkiye'nin KAAN projesi, bağımsız bir alternatif olarak dikkat çekiyor. KAAN projesi, yalnızca savunma sanayisini güçlendirmekle kalmayıp, stratejik önemi ile de gündeme gelmektedir.
Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz ve Savunma ve Havacılık Editörü Tolga Özbek, Türk savunma sanayinin yükselişinin Avrupa'da nasıl bir yankı bulduğunu ele aldı. KAAN'ın mevcut projelerden ayrılan en önemli özelliği ise geleceğin savaş doktrinlerine uygun olarak tasarlanmasıdır. KAAN, 5,5. nesil bir savaş uçağı olarak, insansız araçlarla entegre bir sistem olarak görev yapması bekleniyor. Türkiye, bu alanda kendi savaş doktrinlerini geliştirirken, dünya genelinde sınırlı sayıda ülkenin erişebildiği ileri teknolojiye ulaşmayı hedefliyor.
Avrupa'nın mevcut projelerinin zaman çizelgeleri 2040 sonrasına sarkarken, KAAN’ın potansiyeli, 2030-2050 yılları arasında daha da kritik bir rol oynamasını sağlayabilir. Oğuz ve Özbek, bu süreç içinde KAAN’ın global savunma endüstrisindeki etkisinin yalnızca Avrupa ile sınırlı kalmayacak kadar büyük olduğunu vurguluyor.