Site Rengi

DOLAR 6,1794
EURO 6,7896
ALTIN 328,0
BIST 110.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Yağışlı

Kaçak hayat son buldu Turhan Çömez 12 yıl aradan sonra 30 Ağustos’ta yurda döndü

necdet saraç
AHA.Erdoğan ve AKP’liler ne söylerlerse söylesinler, 9 yıldır “Suriye politikanız yanlış, yapmayın, etmeyin bu politikalarınız sonuçsuz kalmaya mahkum, terörü de, göçü de, barışı da Suriye yönetimi başta olmak üzere İran’la, Irak’la, Mısır’la oturun konuşun” diyenler bir kez daha haklı çıktılar. Olan bizim askerimize, yoksul ailelerin çocuklarına oluyor… Hiçbir şeyin inandırıcılığı kalmadı! Hamaset gerçekmiş gibi sunulduğu gibi, yalanlar da gerçekmiş gibi sunuluyor… Soçi ve Ankara mutabakatlarında “Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine “evet” dedikten sonra İdlib’e “Türkiye toprağı” uygulaması yapmak gibi… Hulis Akar “iki kere haber verdik” derken, Rusların buna tepki bile vermemesi gibi… Türkiye, “fırtına obüslerimizin göklerden ölüm yağdırdı, F-16’larımız göz açtırmadı” derken, Ruslar, “sınırı geçen Türk savaş uçağı bulunmadığını duyurması” gibi… Birgün savaş ilan eder gibi “rejim güçleri hedefimizde” deyip, ertesi gün “diplomasi kanallarının açık olduğunu” söylemek gibi… Sabah yalnızca Suriye değil, Ukrayna üzerinden de Rusya’ya atar yapıp, akla Akkuyu Nükleer Santrali, Türk Akım Projesi, S-400, doğal gaz ve Rus turistler” gibi önemli konular gelince, daha gün bitmeden o akşam “Bizim Rusya ile şu aşamada bir çatışma ya da bir ciddi çelişki içerisine girmemize gerek yok” diyerek Putin’le görüşmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmak gibi… Bunca yaşanandan sonra artık gerçekleri kabul etme zamanıdır! Olmayanı “olmuş”, yalanı “gerçek” gibi sunmaktan vazgeçilmediği taktirde, yalnızca İdlib’de değil, bölgede daha fazla kan ve gözyaşı döküleceği çok açık… Erdoğan’ın “rejim” diye ifade ettiği Esad yönetimi, onca yıkıma rağmen bu sürecin kazanını olmuştur. İdlib de HTŞ’den temizlenmesi bu ‘zafer’in simgesi olacaktır. Suriye’nin İdlib ısrarında bu gerçek yatıyor. Rusya’nın “asıl patron” olması ise bu gerçeği değiştirmez! Putin’le görüştükten sonra Erdoğan’ın Suriye ordusunun Şubat sonuna kadar gözlem noktası sınırlarına çekileceğini açıklaması “dilekten” öte bir anlam ifade etmemektedir. Siyasal İslamcı terör gruplarının İdlib’de tutunma şansları kalmamıştır. İdlib “düştükten” sonra Suriye’nin süreç içinde Rusya desteğinde diğer bölgeleri de “geri alacağı” bilinen bir gerçekliktir… Türkiye hesabını buna göre yapması gerekir! Hesap bu gerçeğe göre yapılmazsa son günlerde hem Rus basınında, hem de Avrupa basınında yapılan bazı haberlerde görüleceği gibi “Türkiye’nin El Kaide ve IŞİD bağlantı” iddiaları belli ki yeniden ortalığa dökülecektir. Erdoğan ve AKP politikaları bölgede kaybetmiştir. Türkiye’nin elinde kala kala bir tek “Avrupa’ya kitlesel göç kozu” kalmıştır! O kozun da işin doğrusu Almanya dışında başka ciddi bir alıcısı bulunmamaktadır. Kaldı ki İdlib’le ilgili olarak sürekli dile getirilen ve 3-4 milyonla ölçülen rakamların çok abartılı olduğu da ısrarla söylenmektedir. (Bu konuda bölgeyi çok iyi bilen ve 9 yıldır öngörüleri doğru çıkan Ömer Ödemiş’in “İdlib yalanları” başlıklı makalesini okumakta yarar var.) 9 yıllık deney defalarca gösterdi ki, savaş isteği, acıyı, gözyaşını, ölümü ve göçü beraberinde getirdi. Doğru sorunun “Suriyelilerin burada ne işi var” sorusu değil, “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var” sorusu olduğu ortaya çıktı! Yalnızca bu nedenle bile, barış isteyenlerin birkaç adım öne çıkması, savaşa ve yalanlara meydan okumasının tam da zamanı… Hep yazdık, yazmaya devam etmeli: Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini savunan Türkiye bölgede “siyasi olarak yenildiğini” görmeli ve yeni maceralar aramak yerine Suriye’nin “meşru rejimi” ile anlaşarak, Suriye toprağı olan İdlib’den çekilmeli ve Suriye ile birlikte, AB’nin ve BM’nin de katılacağı “Göç, Terör ve Barış Konferansı” toplamalıdır!
30.08.2019
199
A+
A-

AHA.Ergenekon kumpas davasına dahil edildiği için yurt dışına çıkan AKP eski milletvekili Turhan Çömez, 12 yıl sonra 30 Ağustos’ta Türkiye’ye döndü.

mm

Ergenekon kumpas davasına dahil edildiği için yurt dışına çıkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlığı dönemindeki eski özel kalem müdürü ve AKP eski milletvekili Turhan Çömez, 12 yıl sonra 30 Ağustos’ta Türkiye’ye döndü. Çömez yakınları ve sevenleri tarafından Türk Bayrağı ve köyünün toprağı ile karşılandı.

Ergenekon kumpasında 1 Temmuz’da İstanbul 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülen davada, tüm kumpas mağdurları “Silahlı örgüt kurmak, yönetmek, üyelik, yardım ve yataklık” suçlarından beraat etmişti. Kumpas davasında yargılanan ve yurtdışında bulunan tek sanık Turhan Çömez de 12 yıldır bulunduğu İngiltere’den Türkiye’ye bugün tarifeli uçakla döndü.

Çömez’i havalimanında yakınları ve sevenleri Türk Bayrağı ile karşıladı.


DOĞDUĞU KÖYÜN TOPRAĞI İLE KARŞILANDI

Gönenli milli sporcular yurda dönüşünde Çömez’e Türk bayrağı ve doğduğu köyün toprağını takdim ettiler.

İlk açıklamayı Sözcü gazetesinden Fatma Vurgun’a yapan Çömez “Yaradana şükürler olsun ki alnım açık ve yüreğim huzur dolu bir şekilde ülkeme kavuştum” dedi.

Çömez “12 yıl geçti. Çok şey sığdı bu 12 yıla. Büyük zulümler, haksızlıklar, saldırılar oldu. Ayakta kalabilmek, direnebilmek çok zordu. Bana mücadele ve direnme gücü veren haklılığım ve ülkeme derin bir aşkla bağlılığım oldu. Hayatım boyunca geri dönüp bakmadım. Yaşananları büyük bir tecrübe olarak görüp yine ileriye bakıyorum. İçimdeki vatan özlemi millet sevdası her şeyden önce gelir. Yaradana şükürler olsun ki alnım açık ve yüreğim huzur dolu bir şekilde ülkeme kavuştum.” dedi.

BABA OCAĞINDA VATANDAŞLARLA BULUŞACAK

Yurda dönen Çömez’in baba ocağı Bandırma’da Cumhuriyet Meydanı’nda yarın saat 17.00’da vatandaşlara hitap edeceği öğrenildi.

Paylaşın:
REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

× Whatsapp İhbar Hattı