Site Rengi

DOLAR 6,1696
EURO 6,7448
ALTIN 326,7
BIST 113.794
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Yağışlı

İzmir Belediye başkanı Tunç Soyer Kadınların önü açılacak

necdet saraç
AHA.Erdoğan ve AKP’liler ne söylerlerse söylesinler, 9 yıldır “Suriye politikanız yanlış, yapmayın, etmeyin bu politikalarınız sonuçsuz kalmaya mahkum, terörü de, göçü de, barışı da Suriye yönetimi başta olmak üzere İran’la, Irak’la, Mısır’la oturun konuşun” diyenler bir kez daha haklı çıktılar. Olan bizim askerimize, yoksul ailelerin çocuklarına oluyor… Hiçbir şeyin inandırıcılığı kalmadı! Hamaset gerçekmiş gibi sunulduğu gibi, yalanlar da gerçekmiş gibi sunuluyor… Soçi ve Ankara mutabakatlarında “Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine “evet” dedikten sonra İdlib’e “Türkiye toprağı” uygulaması yapmak gibi… Hulis Akar “iki kere haber verdik” derken, Rusların buna tepki bile vermemesi gibi… Türkiye, “fırtına obüslerimizin göklerden ölüm yağdırdı, F-16’larımız göz açtırmadı” derken, Ruslar, “sınırı geçen Türk savaş uçağı bulunmadığını duyurması” gibi… Birgün savaş ilan eder gibi “rejim güçleri hedefimizde” deyip, ertesi gün “diplomasi kanallarının açık olduğunu” söylemek gibi… Sabah yalnızca Suriye değil, Ukrayna üzerinden de Rusya’ya atar yapıp, akla Akkuyu Nükleer Santrali, Türk Akım Projesi, S-400, doğal gaz ve Rus turistler” gibi önemli konular gelince, daha gün bitmeden o akşam “Bizim Rusya ile şu aşamada bir çatışma ya da bir ciddi çelişki içerisine girmemize gerek yok” diyerek Putin’le görüşmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmak gibi… Bunca yaşanandan sonra artık gerçekleri kabul etme zamanıdır! Olmayanı “olmuş”, yalanı “gerçek” gibi sunmaktan vazgeçilmediği taktirde, yalnızca İdlib’de değil, bölgede daha fazla kan ve gözyaşı döküleceği çok açık… Erdoğan’ın “rejim” diye ifade ettiği Esad yönetimi, onca yıkıma rağmen bu sürecin kazanını olmuştur. İdlib de HTŞ’den temizlenmesi bu ‘zafer’in simgesi olacaktır. Suriye’nin İdlib ısrarında bu gerçek yatıyor. Rusya’nın “asıl patron” olması ise bu gerçeği değiştirmez! Putin’le görüştükten sonra Erdoğan’ın Suriye ordusunun Şubat sonuna kadar gözlem noktası sınırlarına çekileceğini açıklaması “dilekten” öte bir anlam ifade etmemektedir. Siyasal İslamcı terör gruplarının İdlib’de tutunma şansları kalmamıştır. İdlib “düştükten” sonra Suriye’nin süreç içinde Rusya desteğinde diğer bölgeleri de “geri alacağı” bilinen bir gerçekliktir… Türkiye hesabını buna göre yapması gerekir! Hesap bu gerçeğe göre yapılmazsa son günlerde hem Rus basınında, hem de Avrupa basınında yapılan bazı haberlerde görüleceği gibi “Türkiye’nin El Kaide ve IŞİD bağlantı” iddiaları belli ki yeniden ortalığa dökülecektir. Erdoğan ve AKP politikaları bölgede kaybetmiştir. Türkiye’nin elinde kala kala bir tek “Avrupa’ya kitlesel göç kozu” kalmıştır! O kozun da işin doğrusu Almanya dışında başka ciddi bir alıcısı bulunmamaktadır. Kaldı ki İdlib’le ilgili olarak sürekli dile getirilen ve 3-4 milyonla ölçülen rakamların çok abartılı olduğu da ısrarla söylenmektedir. (Bu konuda bölgeyi çok iyi bilen ve 9 yıldır öngörüleri doğru çıkan Ömer Ödemiş’in “İdlib yalanları” başlıklı makalesini okumakta yarar var.) 9 yıllık deney defalarca gösterdi ki, savaş isteği, acıyı, gözyaşını, ölümü ve göçü beraberinde getirdi. Doğru sorunun “Suriyelilerin burada ne işi var” sorusu değil, “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var” sorusu olduğu ortaya çıktı! Yalnızca bu nedenle bile, barış isteyenlerin birkaç adım öne çıkması, savaşa ve yalanlara meydan okumasının tam da zamanı… Hep yazdık, yazmaya devam etmeli: Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini savunan Türkiye bölgede “siyasi olarak yenildiğini” görmeli ve yeni maceralar aramak yerine Suriye’nin “meşru rejimi” ile anlaşarak, Suriye toprağı olan İdlib’den çekilmeli ve Suriye ile birlikte, AB’nin ve BM’nin de katılacağı “Göç, Terör ve Barış Konferansı” toplamalıdır!
30.09.2019
151
A+
A-

AHA.İzmir Büyükşehir Belediyesi kadına şiddetin önlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda etkin rol üstlenebilmek için bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapma kararı aldı ve bugün üç ayrı protokole imza attı.

Kadının ekonomik ve sosyal olarak güçlendirilmesi için 17 kadın otobüs şoförü istihdam eden ve ticari araç sürücüleriyle toplu ulaşım sürücülerine yönelik toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi başlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi, kadın hakları konusunda çalışan sivil toplum örgütlerinin projelerine de destek verecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’de şiddete maruz kalan kadınların Acil Yardım Hattı’nı aramaları konusundaki iletişim kampanyalarına destek verecek. İnşaat mühendisliği alanında kadınları güçlendirmek üzere başlatılan “Beyaz Baretli Kadınlar Projesi”ne katkı sağlayacak ve toplum temelli yerel kuruluşların katılım ve savunuculuk kapasitelerini güçlendirmelerine yardım edecek.

İlk imza Acil Yardım Hattı için
Başkan Tunç Soyer, ilk olarak Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Sayın Canan Güllü ile “Acil Yardım Hattı” protokolünü imzaladı. Bundan böyle İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’de şiddete maruz kalan kadınların bu hattı arayarak destek alabilmesi için iletişim ve tanıtım kampanyalarına destek vererek farkındalık çalışmalarına katkı sağlayacak. Hattın numarası (0549 656 96 96) kısa zaman içinde kent içinde sokak panoları, sosyal medya ve diğer iletişim araçlarıyla duyurulacak.

Kadınların önü açılacak
İkinci protokol ise Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ile imzalandı. Bu protokol, Türkiye’de kadınların toplumsal cinsiyete duyarlı politikalarının, yerel kadın kuruluşlarının, üretici kadın kooperatiflerinin ve kooperatifçiliğin yaygınlaştırılması ve desteklenmesine yönelik çalışmaların geliştirilmesi için işbirliği yapılmasını öngörüyor ve AB tarafından finansal anlamda destekleniyor. Böylece, kadınların sosyal ve ekonomik anlamda güçlendirilmesine ve karar alma süreçlerine katılımlarının desteklenmesine yönelik ortak faaliyetler üretilmesinin önü açılıyor.

Beyaz Baretli Kadınlar
Başkan Tunç Soyer’in imzaladığı üçüncü protokol ise İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği İzmir Şubesi arasında oldu.

Buna göre “Beyaz Baretli Kadınlar Projesi”nin uygulanması yönünde işbirliği yapılacak. Söz konusu proje, İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde okuyan genç kadınların mesleki açıdan donanımlı ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı bilgi birikimine sahip olarak meslek hayatlarına daha özgüvenli başlamalarını sağlamayı ve eğitim hayatları boyunca destek olmayı amaçlıyor.

Soyer: “Bu, uzun soluklu bir hikaye”
İmza töreninden sonra konuşan Başkan Tunç Soyer, Türkiye’de kadının gücünün en görünür olduğu kentin İzmir olduğunu söyleyerek, Körfez Festivali kapsamında hafta sonu katıldığı yelken yarışından örnek göstererek şöyle konuştu: “10 genç kızla beraber yarıştım. Uzaktan bakınca hepsi çıtı pıtı kızlar. Halatların başında ise hepsinin içinden bir Amazon çıktı. Dolayısıyla ben yapılan tüm çalışmaların Türkiye’yi, dünyayı değiştireceğine inanıyorum. Öte yandan bu, uzun soluklu bir hikaye. Birisini överken, ‘adam gibi iş çıkardı’ diyoruz. Bu, gerçekten değiştirmemiz gerektiren bir şey. Bununla ilgili kampanyalar da düzenlemeliyiz.”

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Canan Güllü ise imzalanan protokolün belediyenin toplumsal cinsiyet eşitliği anlamında bir görev üstlendiğini gösterdiğini söyleyerek, “Öncelikle kadın otobüs şoförleri istihdam etme konusunda etkinliği ve gayreti için Sayın Tunç Soyer’e çok teşekkür ederiz. Bu, Türkiye’de yaşanan şiddet olaylarının önlenmesi adına bir gayrettir. Biz de Türkiye’de şiddetsiz kentler oluşması adına çalışmaya devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

“Bu meşale yanmaya devam edecek”
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği İzmir Şubesi Başkanı Tülin Kesiktaş Eraslan ise “Beyaz Baretli Kadınlar Projesi”ne değinerek, “Biz buradaki değişim ve dönüşümün tüm Türkiye’ye örnek olacağına inanıyoruz. İnşaat mühendisliği alanında kadının görünür olması, toplumsal cinsiyet eşitliği adına değişim ve dönüşümü de sağlayacaktır. Bu proje, burada başlasın ve tüm şubelerimize, aynı zamanda İnşaat Mühendisleri Odası’nın diğer şubelerine de yayılsın istiyoruz. Sahada ne kadar kadın mühendis olursa o kadar iyi olacaktır” şeklinde konuştu.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Gürkan Erdoğan da, “Çağdaş yaşamın içinde olan kadınların toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili yapılan çalışmalara katkı sağlamaları gerekiyor. Bu gelenek Türkan Saylan’dan beri devam ediyor. Bu meşale, yanmaya devam edecek” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyon Başkanı Avukat Nilay Kökkılınç ise “Türkan Saylan’ın önemli bir sözü var. Saylan, ‘Ülkemizde her eğitimli kadının bu ülkeye bir borcu vardır’ der. Hepimiz bu şiarla çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Paylaşın:
REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

× Whatsapp İhbar Hattı