10 Mayıs 2026, Pazar 18:12
Son Dakika | EKONOMİ

Yargıtay Kararı Depozito Olaylarını Tartışmalı Hale Getiriyor

Yargıtay'ın yıllar önce belirlediği emsal karar, uzun dönem kiracılara dönüşlerini güncel oranlar üzerinden yapma imkânı tanırken, uygulamadaki belirsizlikler süregelmektedir.

DUYGU ERDOĞAN - Yaklaşık 10 yıl önce Yargıtay tarafından alınan ve yakın zamanlarda yeniden gündeme getirilen bir karar, kiracı ve ev sahipleri arasındaki depozito iade süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Artık, uzun süreli kiracılar, evlerini boşalttıklarında, daha önce verdikleri depozito bedelini güncel kira değerleri üzerinden geri alma hakkına sahip.

Depozito Oranı Nasıl Belirlenecek?

Bu kararın önemli bir yönü, kira sözleşmesinin başlangıcındaki depozito bedelinin belirlenmesidir. Kiracı, o dönemde bir veya iki kira bedeli kadar depozito ödemiş olabilir. İlk olarak, bu depozitonun kira bedeli ile olan oranı belirlenip, ardından güncel kiralarla uyumlu hale getirilmesi gerekecek. Yargıtay kararında, “sözleşmenin başlangıcındaki kira bedelinin Türk Lirası karşılığı esas alınarak depozito bedelinin kira parasına olan oranı belirlenmelidir” denilmektedir.

Ancak Yargıtay’ın bu kararı, uygulamada tartışmalara yol açıyor. Profesyonel Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, emsal kararın var olmasına rağmen, çoğu zaman kiracı ve ev sahibi arasındaki sözleşmelere dayanılarak işlemler yapıldığını vurguladı. Kiraz, uygulamanın sıkıntılı olduğunu belirterek, “Sözleşmede başka bir madde mevcut ise, ilk depozito miktarı güncel oranlarla iade edilmez. Bu durum sözleşmedeki ifadelere bağlı olarak değişkenlik gösterir” diye ekledi.

Kiraz, depozito iadelerinin nasıl yapılması gerektiği konusunda devam eden tartışmalara da dikkat çekti. Türkiye’de Borçlar Kanunu’na eklenen uygulama maddeleri, depozito bedelinin bir vadeli banka hesabında tutulmasını zorunlu kılmakta, fakat bu kuralın uygulamada nadir gerçekleştiği ifade edilmektedir.

Aidat Belirleme Süreci Devam Ediyor

Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, site aidatlarındaki yüksek artışlara karşı alınacak önlemler üzerinde tartışmalara devam ediyor. Yeni kanun teklifi ile site yönetimlerinin aidat belirleme ve artırma yetkisinin kısıtlanması hedefleniyor. Bunun yanı sıra, site yönetimlerinin profesyonel hale getirilmesi ve denetim süreçlerinin gözden geçirilmesi de gündemde.