10 Mayıs 2026, Pazar 18:12
Son Dakika | EKONOMİ

Uzmanlar TCMB'nin Rezerv ve Likidite Politikasını Değerlendiriyor

Orta Doğu'daki artan jeopolitik gerilimler, merkez bankalarını yerel para birimlerini koruma ve rezervlerini güçlendirme yolunda adımlar atmaya yönlendirdi. Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından uygulanan stratejileri ve piyasalara etkilerini değerlendiriyor.

Orta Doğu'daki gerilimlerin küresel ekonomik dengelerde yarattığı baskı, merkez bankalarının yerel para birimlerini koruma ve rezervlerini güçlendirme yönündeki adımlarını artırıyor. Özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki enerji arzı ile ilgili riskleri artırarak küresel enflasyon beklentilerini yukarı itiyor.

Bu durum, değişen faiz politikaları ve artan dolar endeksi bağlamında varlık fiyatlarında dalgalanmalara yol açmakta. Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle petrol fiyatlarındaki yükseliş, doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına sebep olurken, dolar endeksi de 100 seviyesindeki güçlü duruşunu koruyor.

Merkez Bankası, döviz likiditesini desteklemek amacıyla altın bazlı işlemleri öne çıkarıyor. Bu süreçte, çok sayıda işlem vadeli altın-döviz takası şeklinde gerçekleşiyor. TCMB, swap işlemleri ile hem kredi hem de faiz alanında dalgalanmaları önlemeyi hedefliyor.

Bankalar, TCMB ile swap işlemlerine geri dönerek, döviz likiditesi sıkıntısı yaşanmadığını ve mevcut döviz kuru rejiminin sağlıklı işlediğini kanıtlıyor. TCMB, Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap işlemleri başlatarak, Türk lirası üzerindeki baskının hafiflemesini amaçlıyor.

Bu adımlar, sadece piyasalarda Türk lirası sıkışıklığını önlemekle kalmayıp, bankaların likidite durumu üzerinde de olumlu bir etki yaratacak. Böylece kredi koşullarının da iyileşmesi bekleniyor. TCMB'nin döviz alarak karşılığında TL verilmesi yoluyla piyasadaki likiditeyi artırmayı hedeflemesi, hem bankacılık sistemindeki likiditeyi desteklerken hem de döviz rezervlerinin güçlenmesine katkı sağlıyor.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, TCMB'nin rezerv yönetimi ve likidite stratejilerinin esnek ve kontrollü bir şekilde ilerlediğine dikkat çekti. Şener, Merkez Bankası’nın fiyat istikrarını destekleyen bu adımları ile finansal istikrarı güçlendirdiğini belirtti.

Stratejist Cüneyt Paksoy, TCMB’nin mevcut durum karşısında proaktif davrandığını vurguladı ve merkez bankasının etkili aracılarını kullandığını ifade etti. Paksoy, gösterge tahvil faizinin yeniden yüzde 40 seviyelerine gelmesinin, Merkez Bankası politikalarının etkinliğini gösterdiğini söyledi.

Pariterium Danışmanlık’tan Dr. İsmet Demirkol, döviz rezervlerinin fiyat istikrarını sağlamak için kullanılmasının doğru bir hamle olduğunu belirtti. TCMB’nin son bir ayda Orta Doğu’daki riskler yüzünden dolardaki yükselişi engellediğini ifade eden Demirkol, enflasyona etkisinin büyük olduğunu vurguladı.

Demirkol, TCMB’nin yerel enflasyonu kontrol altına almak için rezervleri kullanması ya da faiz artırması gerektiğini belirtirken, yapılacak enflasyon açıklamalarının da Merkez Bankası’nın politikasına yön verebileceğini kaydetti.