67 yaşındaki Teslime Uçkan ve ailesi, on dönümlük sera alanlarında üretime devam ediyor. Patlıcan sezonunun tamamlanmasının ardından, yaylada üç dönüm domates ekmeye başlıyorlar. Tarımı bir geçim kaynağı değil, yaşam biçimi olarak benimseyen bu üç kuşak kadın, ailelerine destek olmak için her gün sabah erken saatlerde çalışıyor.
ÜÇ NESİLDİR ÇİFTÇİYİZ
Kendisi de hemşirelik mezunu olan Teslime Tekerek, tarımda atıl kalmak yerine aile işletmesine katkıda bulunmaya karar vermiş. “Anneannem Teslime Uçkan, annem Nebise Tekerek ve ben, üç kuşaktır patlıcan topluyoruz ve sera ile ilgileniyoruz. Burada çalışmak zor fakat aynı zamanda da hayatımızın bir parçası,” diyor genç kadın. Haziran sonuna kadar patlıcan toplayacaklarını ve ardından yaylalarında domates ekimlerine geçeceklerini ifade ediyor.
İlk zamanlar sera işinin zorluklarına alışamadığını belirten Tekerek, “Kendi işim olunca severek çalışıyorum. Çiftçiliğe devam ederim eğer atanamazsam. Ancak işimizin zorluğu, kaçınılmaz,” diyerek içini döküyor. Patlıcan fiyatlarının günümüzde bir ekmek parası kadar olmadığını söyleyerek, yıpratıcı koşullarda çalıştıklarını da ekliyor.
HAYATIMIZ BU İŞ ÜZERİNE KURULU
Ailenin en yaşlı bireyi olan Teslime Uçkan ise yıllardır tarımdan vazgeçmediğini belirtiyor. Kışları Aksu’da, yazları yaylada geçirdiklerini anlatan Uçkan, “Biz patlıcan topluyor, dolma yapıyoruz. Genç çiftçi kadınlarımıza sesleniyorum; Allah yardımcıları olsun,” şeklinde konuştu.
GELENEKSEL TARIMIN GÜCÜ
İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur, bu üç kuşak kadın çiftçiyi örnek göstererek, tarımın kuşaktan kuşağa aktarılan bir bilgi birikimi olduğunu vurguladı. Ayrıca, zorlu çalışma koşullarına dikkat çekerek, “Sıcaklık 45 dereceyi buluyor. Ama tüm bu emeğin arkasında büyük bir fedakârlık var” dedi.
Son olarak, genç Teslime’nin tarıma olan saygısının önemine değinen Boğatimur, “Bu gençlerin çoğu tarıma gereken önemi vermiyor, ama bu aile işinde gördüğümüz dayanışma, ilham verici bir örnek oluşturuyor,” ifadelerini kullandı.