26 Mart 2026, Perşembe 17:22
Son Dakika | DÜNYA

Türkiye: Transatlantik Ticarette Lojistik Merkez Olma Yolunda

Münih Güvenlik Konferansı'nda konuşan uzman Engin, Türkiye'nin küresel ticarette kritik bir rol oynayabileceğini vurguladı. Artan ticaret çalkantıları arasında Türkiye, transatlantik ticaretin tamamlayıcı lojistik merkezi olma potansiyeline sahip.

Münih Güvenlik Konferansı'nda gerçekleşen gelişmeleri değerlendiren uzman Engin, Atlantik'in iki yakası arasındaki ortaklığın geleceğine dair önemli bulgular sundu. Son yıllarda küresel ticarette meydana gelen şoklar, özellikle 2021 yılındaki Kovid-19 pandemisi ve ardından Rusya-Ukrayna Savaşı sonucunda gıda ve enerji krizlerini tetikledi. Bu krizler, özellikle Kızıldeniz ve Süveyş geçişlerindeki güvenlik riskleri nedeniyle lojistik akışlarını zorlaştırma etkisi yarattı.

Engin, geleneksel maliyet optimizasyonuna dayanan ticaret yapılarının yerini, daha karmaşık ve kırılgan sistemlere bıraktığını belirtti. Avrupa Birliği ile ABD arasındaki ticaret hattının ise teknoloji, teknoloji yoğun girdiler, kritik bileşenler ve hizmet ticareti açısından ön plana çıktığını ifade etti.

Yaklaşık 10 trilyon dolarlık bir hacme sahip olan bu ticaret hattının aynı zamanda stratejik bir enerji koridoru olduğuna dikkat çeken Engin, Türkiye’nin burada önemli bir rol üstlenebileceğine işaret etti. NATO ile birlikte değerlendirildiğinde, mevcut yapının esnek ve alternatifli bir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin, 15 milyon TEU'luk bir konteyner trafiğine sahip olduğunu ve modern liman altyapısının yanı sıra 550 milyon tonun üzerinde yük kapasitesine erişimi bulunduğunu belirten Engin, Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu ve Karadeniz havzalarını birbirine bağlayan stratejik öneme sahip olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin hizmet ihracatı ve ticaret altyapısının güçlü olduğunu ifade eden Engin, 2026 ve 2030 vizyonları çerçevesinde Türkiye'nin jeopolitik dalgalanmalara rağmen entegrasyon sağlama potansiyelini öne çıkardı. Transatlantik ticaretin ana ekseninde yer almasa da Türkiye'nin alternatif bir lojistik merkez olarak dikkat çekebileceğini ifade etti.

Birleşik Krallık ile yapılan serbest ticaret anlaşmasının önemine değinen Engin, Türkiye’nin ticaret politikasını 'friend-shoring' ilkesi üzerine kurması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve Türk iş insanlarının vizesiz seyahatinin sağlanmasının önemli olduğunu belirtti. Eksik göçmen trafiği konusundaki hassasiyetlere de dikkat çekerek, Türkiye’nin bu süreçte güvenli bir liman olma rolüne vurgu yaptı.