11 Mayıs 2026, Pazartesi 18:10
Son Dakika | DÜNYA

Türkiye'nin YILDIRIMHAN Füzesi, İsrail Medyasında Geniş Yankı Uyandırdı

Türk savunma sanayisinin en son ürünü olan YILDIRIMHAN füzesi, SAHA 2026 fuarında tanıtılarak uluslararası savunma ortamında dikkat çekti. 6.000 kilometre menzil kapasitesine sahip olan bu füze, askeri caydırıcılığı artırma potansiyeli ile önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Türk savunma sanayisi, İstanbul'da gerçekleştirilen SAHA 2026 savunma sanayii fuarında, ilk kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN'ın tanıtımını yaparak küresel savunma çevrelerinde önemli bir etki yarattı. YILDIRIMHAN adı verilen bu yeni füzenin yaklaşık 6.000 kilometre menzil kapasitesine sahip olacağı ve 3 ton ağırlığında bir harp başlığı taşıyabileceği bilgisi verildi.

Israel Defence kaynaklarına göre, söz konusu füze dört sıvı yakıtlı roket motoruyla işletilmekte olup, kara tabanlı mobil bir sistem olarak tasarlanmış durumdadır.

Caydırıcılık Yeteneklerinin Ötesinde

Analizlerde Türkiye'nin mevcut askeri kapasitesinin, özellikle Yunanistan ve bölgedeki güvenlik tehditlerine yönelik önemli bir caydırıcılık sağladığı, ancak kıtalararası balistik füze seviyesindeki bir sistemin bu çerçevenin çok ötesine geçtiği ifade edildi. Türkiye’nin Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi (MTCR) kapsamında yer alması, bu sistemin ihracat ve teknoloji paylaşımında bazı sınırlamalara neden olacağına dair hatırlatmalara da yer verildi.

Asya'daki Büyük Şehirlerde Menzil İçinde Kalabilir

İsrail medyasında yapılan değerlendirmelerde, 6.000 kilometreye ulaşan bir menzil, Türkiye'ye küresel ölçekte stratejik bir caydırıcılık kapasitesi kazandıracağı, dolayısıyla Asya'daki bazı büyük şehirlerin bu menzil içerisinde kalabileceği belirtildi. Bu durumun, Ankara'nın askeri kapasitesini bölgesel güç sınırları ötesine taşımayı hedeflediğini ortaya koyduğu ifade edildi.

Sınırlı Ülke Sayısına Dahil Olacak

Kikar adlı bir diğer İsrail haber kaynağında ise, kıtalar arası balistik füze sınıfındaki YILDIRIMHAN'ın, 5.500 kilometreyi aşan menzilinin Türkiye'yi bu alanda sınırlı sayıda ülke arasında konumlandırabileceği yorumları yapıldı. Bu sistemin, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya’nın geniş bir bölümünü kapsayabileceği vurgulandı.