Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan yeni veriler, Türkiye'deki yaşlı nüfus oranının birçok ülkeyi geride bıraktığını göstermektedir. 2023 yılı itibarıyla dünya genelinde 8 milyar 231 milyon 613 bin kişi yaşarken, bu nüfusun yüzde 10,4'ünü 65 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturmaktadır. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusunun yüzde 11,1'ini, yani 9 milyon 583 bin 59 kişiyi yaşlı bireyler olarak kaydetmiştir.
Türkiye 98 Ülkeyi Geride Bıraktı
Türkiye'deki yaşlı bireylerin sayısı, Danimarka, Ermenistan, İrlanda, İsrail, İsviçre, İzlanda, Sırbistan ve Yeni Zelanda gibi 98 ülkenin toplam nüfusunu geride bırakarak dikkat çekici bir konuma ulaşmıştır.
Dünya genelinde yaşlı nüfusun en yüksek olduğu ülke, 211 milyon 160 bin 198 kişi ile Çin olurken, onu 107 milyon 983 bin 87 kişi ile Hindistan ve 63 milyon 854 bin 384 kişi ile ABD izlemektedir.
Yaşlı Nüfus Oranı En Yüksek Ülke: Monako
Yaşlı bireylerin toplam nüfus içindeki oranı en yüksek olan ülke Monako'dur. Monako'nun 38 bin 341 kişilik nüfusunun 13 bin 807'si yaşlılardan oluşmaktadır. Bu durumu sırasıyla Japonya (%30), İtalya (%25,1), Portekiz (%24,9) ve Yunanistan (%24,4) izlemektedir.
Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Katar (%1,7), Birleşik Arap Emirlikleri (%1,8), Zambiya (%2), Çad ve Sudan (%2,1) ile Orta Afrika Cumhuriyeti (%2,2) yer almaktadır.
Türkiye'nin Yaşlanma Süreci Hızla Devam Ediyor
Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt, Türkiye'deki yaşlı nüfusun artışının ardında yatan dinamikleri değerlendirdi. Eryurt, Türkiye'nin yaşlanma sürecinin Avrupa ülkelerine göre daha hızlı ilerlediğini belirterek, "Her 10 kişiden biri 65 yaş üzerindedir. Gelişen sağlık sistemi, bu durumun en önemli sebeplerinden biridir," ifadelerini kullandı.
Ayrıca, yaşlı nüfusun artışının sağlık ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde önemli etkileri olacağına dikkat çeken Eryurt, "Bakım ihtiyacı ve sağlık harcamaları artarken, uzun emeklilik süreleri ve azalan prim ödeyen çalışan sayısı finansal sürdürülebilirlik sorunlarına yol açabilir," şeklinde konuştu.
Yaşlı bireylerin çalışma hayatına katılımı için esnek çalışma politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Eryurt, yeni bir sektör olarak 'gümüş ekonominin' ortaya çıktığını ve ülkelerin bu alanı ekonomik büyüme açısından önemli bir fırsat olarak gördüğünü sözlerine ekledi.
Son olarak, yaşlı bireylerin bilgi birikimlerini aktarabilmesi için gönüllülük ve mentörlük projelerinin teşvik edilmesi gerektiğini dile getiren Eryurt, toplumsal yaşlanma sürecinin bilgelik ve deneyimle harmanlanarak ilerlemesi gerektiğinin altını çizdi.