Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Donald Trump, ikinci kez başkanlığa gelmesinin ardından uluslararası alanda çarpıcı kararlara imza atmış, bu süreçte bazı ülkelerin iç işlerine müdahale ederek sorunlar yaratmıştı. Özellikle İran'a yönelik saldırıları, küresel dengeleri sarsmış ve bu durum, ABD’nin diplomatik ilişkilerini tehdit eder bir hale getirmişti. Son olarak, Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Şi Cinping ile planlanan görüşme, güvenlik gerekçesiyle ertelendi ve bu durum, iki ülke arasındaki ilişkilerin ne denli hassas bir noktada olduğunu gözler önüne serdi.
Gündeminde önemli detaylar ve stratejik şifreler barındıran bu görüşmenin arka planını, İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Murat Genç, Milliyet.com.tr’ye değerlendirdi. ABD’nin ekonomik toparlanma çabaları ve Çin’in sağlam duruşu, görüşmenin görünmeyen yüzündeki temel dinamikleri oluşturuyordu. Dr. Genç, Trump’ın ilk gününden itibaren Çin’e karşı beslediği düşmanca politikaların, iki ülke arasındaki uluslararası ticaret için sağlıklı bir zemin oluşturmadığını ifade etti.
SAVAŞ VE TİCARET İLİŞKİLERİNDE DENGELER
Trump’ın başkanlığı süresince Çin, nadir toprak elementleri (NTE) satışıyla ABD’nin ekonomik tehditlerine karşı durmaya çalışıyordu. İki ülke arasındaki ekonomik rekabet, sadece ticaretle sınırlı kalmayıp, Türkiye ve Orta Doğu gibi stratejik bölgelerdeki petrol rezervleri ile de doğrudan ilişkiliydi. Venezuela ve İran gibi ülkeler aracılığıyla ABD’nin enerji ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan Çin, ABD’nin bu bölgelere müdahalesine karşı dikkatli bir duruş sergiliyor.
Bugün artık ticaret söz konusu olduğunda, Trump’ın Çin’e yönelik tutumunda bir yumuşama gözlemleniyor. Özellikle Donald Trump, müttefiklerini göz önünde bulundurarak, Çin’in enerji politikalarıyla uyumlu hale gelmeye çalıştığı görülüyor. Dr. Genç, bu çerçevede Trump’ın yaklaşımının neden daha dostça olduğunu şu sözlerle açıkladı:
“Görüşmelerin başarısı, hem ABD dış politikası hem de iç siyasi dinamikler açısından büyük bir önem taşıyor. Eğer Trump, Çin’i nadir toprak elementleri alanında işbirliğine ikna edebilirse, bu durum ABD’nin ekonomik durumu için olumlu bir değişim yaratabilir.”
TARAFLAR ARASINDAKİ GERGİNLİK
ABD’nin Çin ile ilişkileri, yalnızca iki ülkenin meselesi olmaktan öte, küresel ekonomi üzerindeki etkileri ile de dikkat çekiyor. Dr. Murat Genç, bu noktada, Avrupa ile olan ilişkilerin de zayıflayabileceğine işaret etti ve Türkiye’nin Avrupa ile olan bağlantılarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Öte yandan, Trump’ın NATO üyeleri ile ilişkilerinin zayıflaması, Çin ile olası yeni bir anlaşmanın getireceği yankılar açısından tartışma yaratıyor.
Dr. Genç, “Bu masadaki tartışmaların yalnızca iki ülke için değil, Avrupa ve diğer müttefik ülkeler için de önemli etkileri olabilir. NATO ilişkileri ve Çin ile olan olası işbirliği, uluslararası düzeyde yeni bir güvenlik mimarisi yaratabilir.” diye ekledi.