Bakan Kurum, İstanbul Finans Merkezi Halk Bankası Ana Salon'da "COP31 Vizyonundan İklim Eyleminin Finansmanına" temalı İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin ağırlaşan etkilerinin üzerlerindeki baskıyı artırdığını söyledi.
Artan sıcaklıkların etkisini Nepal ve Çin'de acı olaylarla bir kez daha gösterdiğini, iklim adaleti ve finansman meselesini gündemin birinci sırasından asla düşürmeyeceklerini belirten Kurum, bir hedefi uygulamaya, bir planı yatırıma, bir kararı sonuca dönüştürmenin yegane aracının finansman olduğunu kaydetti.
Kurum, dünyanın içinde bulunduğu kötü koşulların finans sektörünün sürece çok daha güçlü şekilde katılmasını gerektirdiğini anlattı.
Zirveyi bu aciliyet anlayışıyla düzenlediklerini ifade eden Kurum, iklim finansmanı ihtiyacı 7,5 ile 9 trilyon dolar seviyesindeyken dünya için harcanan mevcut finansmanın yaklaşık 1,9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu aktardı.
İSTANBUL'DA KİRALIK KONUT DÖNEMİ BAŞLIYOR
Alıntı MetniBakan Kurum, şöyle devam etti: "Bizce, bundan sonraki büyük pazar, iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil dönüşüm pazarı olacaktır. Bu büyük dönüşüme bugün yatırım yapanlar, çok daha kısa sürede karşılığını almaya başlayacak, yeni iş alanlarına, yeni finansman kaynaklarına ve büyüyen pazarlara erkenden erişecektir. Önümüzdeki yıllarda birçok geleneksel sektör daralacak, bazı iş modelleri pazarını bütünüyle kaybedecek. Buna karşılık yeşil, temiz ve sürdürülebilir yatırımlar, ekonominin en canlı, en dirençli ve en uzun ömürlü alanları arasında yerini koruyacaktır. Yani geleceğin kazananları, bu dönüşümü uzaktan izleyenler olmayacak, bugünden yatırım yapanlar olacaktır."
COP31 Başkanlığı olarak İklim Uygulama Köprüsü'nü oluşturduklarına dikkati çeken Kurum, "Bu köprü sayesinde, ülkelerimizin, açıkladıkları ulusal iklim hedefleri ile bu hedeflerin uygulanması arasındaki boşluğu tamamen kapatmayı hedefliyoruz. Daha basit ifadeyle ihtiyacı olan ülke ile çözümü sunan finansmanı bu köprünün tam ortasında el sıkıştıracağız. Bu noktada Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı'yla yürüttüğümüz ortaklık için kendilerine teşekkür ediyorum. Bugün ayrıca, köprü kapsamında işbirliği yapmak üzere ortak irademizi koyarak müşterek bir bildirgeyi de yayımlamaktan memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Hedefimiz net. Ülkelerin iklim ve kalkınma önceliklerini, finansman sağlanabilecek somut proje portföylerine dönüştüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Kacır: Uluslararası iş birliklerini ve ortak çalışma alanlarını güçlendirmeye devam edeceğiz"İKLİM FİNANSMANINI EKONOMİK VE SOSYAL KAYIPLARI BUGÜNDEN ÖNLEYEN STRATEJİK BİR YATIRIM OLARAK GÖRMEK ZORUNDAYIZ"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, İklim Uygulama Köprüsü'nün önemli uygulamalarından birinin de Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti (SURFF) olduğunu söyledi.
Bakan Bayraktar İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'nin açılışında konuştuİLBANK, İklim Değişikliği Başkanlığı ve COP31 Başkanlığıyla birlikte geliştirilen faaliyetin yeni bir fon olmadığını vurgulayan Kurum, "SURFF, finansmanı, proje hazırlama kapasitesini ve uygulamayı bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Amacımız, yerel yönetimlerin proje geliştirme kapasitesini güçlendirmek ve şehirlerin ihtiyaçlarını finansmana hazır yatırımlara dönüştürmektir." dedi.
Kurum, İstanbul'da müsilaj sorununa ilişkin projelerin hızlı şekilde hazırlandığını belirtti.
Müsilajla mücadelede çok önemli bir adımı bu toplantı sonrasında atacaklarına işaret eden Kurum, "Marmara'ya kıyısı olan şehirlerimizde, arıtma tesislerimizle bu mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürme adına Asya Kalkınma Bankasıyla birlikte ortak bir iradeyi koyacağız. Türkiye'de geliştirilen bu yaklaşımın, uluslararası işbirlikleriyle güçlenerek farklı ülkelerde ve şehirlerde de kullanılabilecek bir modele dönüşmesini hedefliyoruz." diye konuştu.
Kurum, İklim Uygulama Köprüsü ve SURFF'le iklim hedeflerini uygulanabilir, finansmana hazır yatırımlara dönüştüreceklerine olan inançlarının tam olduğunu dile getirerek, "Şu çok net: İstisnasız hepimiz, iklim finansmanını bir maliyet başlığı olarak görmüyoruz, gelecekte karşılaşacağımız çok daha büyük ekonomik ve sosyal kayıpları bugünden önleyen stratejik bir yatırım olarak görmek zorundayız. Bunun için de, sözü ya da temennileri değil, aksiyonu hızlandıracak mekanizmalara ihtiyaç var." ifadelerini kullandı.
Özel sektörün yenilikçi gücüne, yatırım kapasitesine ve uygulama hızına ihtiyaçları olduğunu belirten Kurum, bu kritik ihtiyacı görüp Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanlığını "iş dünyası temsilcisi" olarak görevlendirdiklerini bildirdi.
TOBB'un 12-13 Kasım'da "Liderler Zirvesi ve Finans Günü"yle eş zamanlı "İş Dünyası Zirvesi"ne ev sahipliği yapacağını aktaran Kurum, "Bu yapı sayesinde finans kuruluşlarını, yatırımcıları, şirketleri ve proje sahiplerini aynı zeminde buluşturacağız. İnşallah bu sayede, finansmanla uygulama arasındaki mesafeyi kapatmayı hedefliyoruz." dedi.
"COP31 BAŞKANLIĞI VE BURADAKİ DOSTLARIMIZDAN ALDIĞIMIZ GÜÇLE AÇIK BİR ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ"
Bakan Kurum, her finansman kararının sonunda korunacak bir şehir, dönüşecek bir fabrika, devam edecek bir üretim ve hayatı kurtulacak insanlar olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Dünya, güvenlik konseptini yeniden kurmaktadır. NATO ülkeleri savunmayla bağlantılı yatırımlarını, milli gelirlerinin yüzde 5'ine kadar çıkaracak büyük bir dönüşüm başlatmıştır. Biz, benzer ölçekte bir hamleyi iklim güvenliği için de bekliyoruz. Çünkü savunmaya ayrılan kaynak nasıl gelecekte ortaya çıkabilecek tehditlere karşı bugünden yatırım yapmak olarak görülüyorsa, iklim yatırımlarına da aynı stratejik gözle bakmak zorundayız. Asıl mesele yalnızca ülkeleri savunmak değil, savunmaya değer, yaşanabilir bir dünyayı gelecek nesillere bırakmaktır. Buradan bütün dünya liderlerine COP31 Başkanlığı ve buradaki dostlarımızdan aldığımız güçle açık bir çağrıda bulunuyoruz: İklim meselesinde artık daha güçlü, daha cesur ve daha somut bir siyasi irade ortaya koymanın zamanı geldi de geçmiştir. Tüm dünya liderlerini temiz enerjiye, elektrifikasyona, su güvenliğine, dirençli şehirlere ve yeşil sanayiye daha fazla kaynak ayırmaya ve bu dönüşümü hızlandıracak ortak bir küresel irade oluşturmaya acilen davet ediyoruz."