26 Mart 2026, Perşembe 14:39
Son Dakika | EKONOMİ

Ticaret Savaşlarının Ekonomik Yansımaları: Fırsatlar ve Tehditler

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, jeopolitik gerginliklerin Türkiye'nin savunma sanayiinde sunduğu fırsatları artırabileceğini belirtirken, gıda ihracatı ve diğer sektörlerde yaşanan risklere de dikkat çekti.

MİTHAT YURDAKUL / Ankara - Türkiye, ekonomik dezavantajlar yanında fırsatlar da sunan bir dönemde bulunuyor. Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, savunma sanayiinde Türkiye'nin stratejik konumunu vurgulayarak, "Küresel güvenlik endişelerinin artmasıyla, yüksek teknolojiye dayalı savunma ürünlerine ilginin çoğalması kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı.

Ortadoğu'daki yüksek gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki tehditler, Türkiye’nin gıda başta olmak üzere bölgeye yaptığı ihracatta maliyet artışı ve pazar daralması risklerini de beraberinde getiriyor. Geçtiğimiz ay Avrupa Birliği’nden (8.8 milyar dolar) sonra en fazla ihracat yapılan ikinci pazar Ortadoğu oldu ve bu rakam 3.3 milyar dolara ulaştı. Bu durum, Türk ihracatçıları açısından kritik bir eşik oluşturdu.

Özellikle unlu mamullerin Ortadoğu'daki talebi dikkat çekiyor. Bölge, yemeklik yağ ihtiyacının büyük bir kısmını Türkiye'den temin ederken, bisküvi ve gofret gibi ürünler Irak ve Suudi Arabistan pazarlarında önemli bir yer edinmiş durumda. Ayrıca, Türkiye dünyanın en büyük makarna ihracatçılarından biri olarak, bölgedeki talebe önemli katkı sağlıyor. Ancak, ihraç edilen yaş sebze ve meyveler, damgası yüksek lojistik gecikmelerden olumsuz etkileniyor.

Enflasyonla Mücadelede Yeni Zorluklar

ASO Başkanı Ardıç, petrol akışındaki aksamalar ve tanker sigorta maliyetlerindeki artışın dünya ekonomisini tehdit ettiğini açıkladı. Bunun sonucunda, Türkiye'nin enerji maliyetlerinin yükseldiğini belirten Ardıç, “Rafinerinin, fırının ya da fabrikanın giderleri artıyor, bu da ihracatçıların rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Sanayici, lojistik ve enerji maliyetlerinin artışı arasında sıkış üstüne sıkışıyor” şeklinde konuştu.

Her kriz yeni fırsatlar doğurur diyen Ardıç, Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatının geçen yıl 11 milyar dolara ulaşmasına da değindi. “Küresel güvenlik endişelerinin arttığı dönemlerde yüksek teknolojiye dayalı savunma ürünlerine olan ilgi artmaktadır. Önemli olan, bu yüksek teknoloji birikimini makine, elektronik, yazılım ve diğer sektörlere entegre etebilmektir" dedi.

Risk Altındaki Sektörler

Genç Girişim ve Yönetişim Derneği Başkanı Nezih Allıoğlu, Türkiye'nin Ortadoğu ve Körfez ülkelerine yönelik ihracatında gıda, inşaat ve ulaştırma sektörlerinin olumsuz etkilenme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Allıoğlu, "Hürmüz Boğazı'ndaki bir sorun, sadece enerji arzını değil, aynı zamanda küresel maliyet yapısını da olumsuz yönde etkileyecektir" ifadelerini kullandı. Gıda ticaretindeki risklere de dikkat çeken Allıoğlu, "Orta Doğu, Türkiye için birçok gıda alt sektörü açısından stratejik bir pazar konumundadır. 2025'te Türkiye’nin Orta Doğu'ya yapacağı hububat ihracatının 4 milyar dolar seviyesinde olacağı tahmin ediliyor. Bu, toplam ihracatının yüzde 32.6’sını oluşturuyor. Bölgede yaşanacak sürekli bir gerilim, gıda ihracatının talep, sevkiyat, tahsilat ve kârlılık yönünden baskı altına girmesine sebep olabilir" şeklinde konuştu.