26 Mart 2026, Perşembe 15:58
Son Dakika | DÜNYA

Tahran'ın Dayanıklılığı: İran'ın Yönetim Sistemini Ayakta Tutan Unsurlar

Orta Doğu'da ABD ile İran arasındaki gerilim sürerken, Amerikan basını dikkat çekici bilgiler paylaşıyor. Ulusal İstihbarat Konseyi'nin raporlarına göre, İran rejiminin devrilmesinin zor olduğu belirtiliyor. Tarihçi ve yazar Mustafa Batuhan Bozkurt, bu durumu ve İran'ın muhalefet üzerindeki etkilerini Milliyet.com.tr için değerlendirdi.

Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Orta Doğu'da ABD ve İsrail ile İran arasında devam eden çatışmalar sürerken, ABD basınında öne çıkan veriler dikkat çekiyor. Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi'nin raporları, İran yönetiminin geniş çaplı saldırılara dahi karşı koyma kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor. Söz konusu raporda, böyle bir saldırının uzun vadede sürdürülebilir bir savaşa dönüşebileceği de vurgulandı. Beyaz Saray, İran liderinin öldürüldüğü bir durum karşısında yönetiminin iktidarını sürdürmek için özel önlemler alacağına dair raporun, Başkan Donald Trump’a sunulup sunulmadığına dair bilgi veremedi.

İran Rejiminin Dayanıklılığının Nedenleri

Mustafa Batuhan Bozkurt, İran rejiminin toplumsal tabanının sağlam olduğunu belirtti ve bu durumun 1979'dan itibaren İran'ın köylerine kadar uzanan eğitim ve altyapı hizmetleri ile inşa edildiğini ifade etti. 1979 öncesi Şah rejiminin taşralara ulaşamadığını, halihazırdaki rejimin ise köylere elektrik ve asfalt götürerek toplumsal yapıyı güçlendirdiğini vurguladı. Bu durumun, mevcut rejimin merkezileşmesine ve toplumsal nüfuzunu artırmasına olanak sağladığını belirtti.

Bozkurt, İran toplumunun sadece bir lider etrafında birleşmiş bir yapı olmadığını, tam tersine karmaşık bir sistemin varlığından bahsetti. Yönetimin altında halkın inanç dünyasının da önemli bir rol oynamakta olduğunu ve bu durumun liderlerin ölümüyle halk arasında dayanışma sağladığını belirtti. Ali Hamaney'in ölümünün, halk arasında ’şehitlik’ kavramı etrafında bir araya gelmeye yol açtığını ifade etti.

Pehlevi Ailesi ve Gelecek Üzerine Görüşler

Pehlevi ailesinin İran için bir alternatif oluşturmadığını ifade eden Bozkurt, bu haneden gelenlerin geleneksel imtiyaza sahip olmadıklarını belirtti. Pehlevi ailesinin tarihsel olarak uzun süreli bir iktidar kurma potansiyeli olmadığını, sürgündeki bir monarkın geri dönüşünün pek muhtemel olmadığını vurguladı.

Kaynak Laneti ve Dış Etkiler

İran'ın doğal kaynak zenginliğinin, dış müdahale ve kukla rejimler kurulmasına yol açtığını söyleyen Bozkurt, bunun sosyal bilimlerde 'kaynak laneti' olarak adlandırıldığını belirtti. Dış müdahalelerin mevcut hükümetlerin ayakta kalmasına katkı sağladığını ve hükümetlerin baskıcı yöntemlerle muhalefetle başa çıktığını aktardı.

Modernleşme adımlarına ilişkin gözlemleriyle dikkat çeken Bozkurt, İran toplumunun 1979'dan bu yana daha modern bir yapıya büründüğünü, gençlerin dünya ile daha fazla etkileşim içinde olduğunu ifade etti. İran’daki mevcut toplumsal değişimlerin önünde duracak bir engel bulunmadığını, dış müdahalelerin süreci zorlaştırabileceğini aktardı.