25 Şubat 2026 tarihinde, Döşemealtı'ndaki bir sarnıcın zarar gördüğüne yönelik ihbar üzerine kapsamlı bir inceleme yapıldı. İncelemeler, Döşemealtı Polis Karakolu ekipleriyle birlikte gerçekleştirildi. Yapılan araştırmalarda, sarnıcın zemin seviyesindeki tüm mimari unsurların iş makinesiyle tamamen yok edildiği belirlendi. Hazırlanan teknik raporda, hafriyatın bir kısmının yapı haznesine doldurulduğu, geri kalanının ise alandan taşındığı bilgisi verildi. Ne yazık ki alanda, yapı ile ilgili herhangi bir mimari malzeme bulunamadı.
Hazne Bölümü Korunmuş Halde Duruyor
Rapora göre sarnıcın yer altındaki hazne bölümünün bir kısmı hala korunmakta. Görüntülerde açık kalan bölgelerde iç yüzey sıvalarının görünür olduğu belirtiliyor. Geçmiş yıllara ait uydu görüntülerinde, yapının üst kısmında dairesel planlı taş duvar izlerinin varlığı ifade edildi.
Arşiv kayıtlarına göre, yapıyla ilgili daha önce herhangi bir tescil işlemi gerçekleşmemiş. Ancak, mimari özellikleri ve bölgedeki diğer örnekler incelendiğinde, sarnıcın Roma dönemine ait olabileceği ve Osmanlı döneminde de kullanılmaya devam etmiş olabileceği sonucuna varıldı.
Ayrıca, sarnıcın bulunduğu alanın hissedarları arasında İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan’ın da yer aldığı öğrenildi.
Taşınmaz Kültür Varlığı Statüsü
Teknik değerlendirme sonunda, sarnıcın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 6. maddesi kapsamında bir taşınmaz kültür varlığı olarak değerlendirildiği belirtildi. Antalya Müze Müdürlüğü, ilgili yasalar çerçevesinde yasal işlem başlatılması için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu.
Eski uydu görüntüleri göz önünde bulundurularak, sarnıcın tescil sürecinin başlatılması talep edildi. Ayrıca, alanda kazı ve rehabilitasyon çalışmalarının yapılması, özgün haline uygun restorasyon projesinin hazırlanmasının da gerekli olduğu ifade edildi. Olayla ilgili adli soruşturma devam etmekte.