Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü'nden Fiziki Coğrafya Uzmanı Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, günümüzdeki savaşların gündeminde yer alan büyük çaptaki füzelerin, depremleri tetikleme özelliğine sahip olabileceğini ancak bunun büyük bir depreme yol açmadığını ifade etti.
Prof. Dr. Zeybek, füzelerin oluşturduğu sarsıntıların sınırlı etkilere sahip olduğunu vurgulayarak, "Bu füzeler deprem tetikleyici olabilir; ancak bu, doğrudan bir depreme neden oldukları anlamına gelmez. Sarsıntılar kısıtlı etkiler yaratır ve büyük depremlerle ilişkilendirilmemelidir" dedi.
DEPREMLERİN TEMEL KAYNAĞI YER KÜRESİDİR
Füzelerin büyük depremler konusunda herhangi bir tedirginlik yaratmadığını söyleyen Zeybek, depremlerin esas sebebinin dünya yüzeyinin altında gerçekleşen dinamikler olduğunu dile getirdi. Zeybek, "Yer kabuğundaki enerji birikimi, fay hatlarının hareketleri ve bunun sonucunda oluşan kırılmalar depremlerin doğal nedenleridir. Ayrıca volkanik faaliyetler ve karstik çökmeler gibi süreçler de yerel sarsıntılara yol açabilir" diye belirtti.
‘KARADENİZ TABANINDA BÜYÜK DEPREM RİSKİ DÜŞÜK’
Son zamanlarda Tokat’ın Niksar ilçesinde meydana gelen depremin yanı sıra, Karadeniz bölgesinin deprem potansiyelini değerlendiren Prof. Dr. Zeybek, Karadeniz tabanında 5-6 büyüklüğünde depremler üretebilecek faylar bulunsa da, Niksar’daki depremin bu faylarla ilgili olmadığını belirtti. Zeybek, "Bu deprem Kuzey Anadolu fay zonu üzerinde gerçekleşmiştir. Uygun yapılaşma ve yer seçimi konusunda, Karadeniz bölgesinde yaşayanların dikkat etmesi faydalı olacaktır. Karadeniz tabanındaki fayların büyük depremler meydana getirmesi beklenmiyor ancak yine de tedbir almak önemli" dedi.
Ayrıca, Türkiye'nin aktif bir tektonik kuşakta yer aldığını vurgulayan Zeybek, depremlerin sıklıkla meydana geldiği ülkemizde, özellikle yapı stokuna dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Niksar’daki depremin derinliğinin sığ olmasının hasar potansiyelini artırdığını da sözlerine ekledi.