İsmail Şahin / İSTANBUL - Orta Doğu'da dengeleri altüst eden ABD ve İsrail'in İran’a yönelik askeri müdahaleleri, petrol fiyatlarında tahminleri zorlayan bir dalgalanma yarattı. Bu çatışmaların ardından, İsrail’in İran’ın petrol depolarını hedef almasıyla birlikte, piyasalarda petrol fiyatları 114 dolara kadar yükseldi. Bu artış, 2020 yılına kadar uzanan en büyük günlük artış olarak kaydedildi.
Ancak olayların hızla gelişmesiyle birlikte, petrol fiyatları dün akşam saatlerinde 85-90 dolar aralığına geriledi. Bu düşüş, Avrupa Birliği'nin destek açıklamaları ve ABD Başkanı Donald Trump'ın durumu 'küçük bir bedel' olarak değerlendirmesi ile şekillendi. Trump, petrol fiyatlarının artması ile ilgili endişe duymadığını bildirdi.
Petrol Rotalarının Değişimi
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, dünya petrol ticaretinin gidişatını etkiledi ve alternatif rotalara yönelmeyi zorunlu hale getirdi. Malakka Boğazı, Süveyş Kanalı ve Türk Boğazları gibi kritik geçitler yeniden gündeme geldi. Bunun yanı sıra, İran’ın Bahreyn'deki içme suyu arıtma tesislerini hedef alması, bölgede çatışmanın yalnızca enerji ile sınırlı olmadığını gösterdi.
G7 Ülkeleri Harekete Geçiyor
Küresel petrol fiyatlarındaki artış, G7 ülkelerinin maliye bakanlarını acil bir toplantı yapmaya teşvik etti. Petrol fiyatlarının kontrol altına alınması için Uluslararası Enerji Ajansı ile birlikte stratejik rezervlerin piyasaya sürülmesi gündeme geldi.
Bu kriz, Türkiye'nin cari açık ve enflasyonunu da derinden etkileyecek gibi görünüyor. Petrol fiyatlarındaki her artış, Türkiye'nin ekonomik dengesini tehdit ederken, enflasyon oranlarını da artırma riski taşıyor. Uzmanlar, petrol fiyatlarının yükselmesinin ülkenin enerji ihtiyacını etkileyeceğini savunuyor. Türkiye’nin yükselen fiyatlarla başa çıkabilmek için yeni tedbirler alması gerekecek.