10 Mayıs 2026, Pazar 18:12
Son Dakika | EKONOMİ

Orta Doğu Gerilimi Tarım Emtia Fiyatlarını Yükseltiyor

28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırılarla tırmanan Orta Doğu gerilimi, enerji ve gıda emtialarının fiyatlarını küresel ölçekte artırarak tarım sektöründe ciddi değişimlere yol açtı.

28 Şubat'tan itibaren ABD ve İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirdiği saldırılar, Orta Doğu'daki gerilimi zirveye taşıdı. Bu gelişmeler, küresel enerji ve gıda emtiaları üzerinde baskı yaratarak tedarik zincirlerinde aksamalara yol açtı.

Hürmüz Boğazı çevresindeki artan güvenlik riskleri, tarım alanında enerji, gübre ve taşımacılık maliyetlerinde yeni bir dalga yaratırken, üreticiler ekim tercihlerinde önemli değişikliklere gittiler. Maliyetlerin yükselmesi, mısır ve buğday gibi yüksek girdi gerektiren ürünler yerine, soya fasulyesi gibi daha az gübre kullanılan ürünlerin ekilmesine yönelimi artırdı. Ayrıca, yatırımcıların beklentilerine göre ABD'de mısır ekim alanları daralırken, soya fasulyesi ekim alanlarının artması bekleniyor.

Küresel tarımsal emtia piyasalarının fiyat hareketlerini gösteren S&P GSCI Agriculture Spot Endeksi (SPGSAG), savaş süresince yaklaşık %4,1 oranında yükseldi. Bu endeks, 27 Şubat'taki 354,47 seviyesinden 27 Mart'ta 368,83 seviyesine yükseldi.

Chicago Ticaret Borsası'nda buğday ve mısır fiyatları sırasıyla %2,3 ve %4,1 artarken, soya fasulyesi fiyatında %0,3'lük bir düşüş kaydedildi. Aynı dönemde Intercontinental Exchange'te şeker, pamuk ve kahve fiyatları sırasıyla %13,7, %7,3 ve %6 oranında arttı.

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Rahmi İncekara, bu durumun çiftçilerin girdi maliyetlerini artırarak tarım emtia fiyatları üzerinde kalıcı bir etkisi olabileceğine dikkat çekti. İncekara, Hürmüz Boğazı’nın küresel gübre ticareti için kritik bir bölge olduğunu belirterek, bu alandaki aksaklıkların ciddi maliyetler yaratabileceğini ifade etti.

Artan gübre fiyatlarının, özellikle buğday gibi temel ürünlerde %40-50, mısırda %30-45, ayçiçek yağında %25-35 oranında fiyat artışlarına yol açabileceği öngörülüyor.

Tarım ekonomisindeki bu gelişmelerin, önümüzdeki dönemde nasıl bir şekil alacağı merakla beklenirken, alternatif ticaret yollarının geliştirilmemesi durumunda süreç daha da olumsuzlaşabilir.