İran ile İsrail ve ABD arasında süregelen çatışmaların ortasında, İran'ın su tesislerine yönelik potansiyel saldırıları bölgede büyük bir krize yol açabilir. TRT'nin aktardığına göre, ABD ve İsrail'in stratejik planları uygulamada bekleneni veremedi ve İran’ın üst düzey liderlerinin hedef alınması gibi hamleler başarı sağlayamamış durumda. İran kendi yanıt verme kapasitesini hâlâ sürdürmekte ve bu durum, gerilimin artmasına yol açmaktadır.
Her iki tarafın da askeri hedeflerden çok sivil altyapıya zarar vermeye yönelik isteklerinin artması dikkat çekiyor. ABD Başkanı Trump’ın “Gerekirse İran’ın enerji altyapısını vururuz.” tehdidi, Tahran’ın “Körfez ülkelerinin su tesislerini yok ederiz.” karşılığı ile yanıtlandı.
İran’ın Su Tesislerine Salgını Gerçekleştirirse Ne Olur?
İran, Körfez ülkelerindeki su arıtma tesislerine yönelik saldırılarda bulunursa, bu durumun sonuçları ne olacak? Hangi ülke bu tesislerden içme suyu temin ediyor, ve bu ülkeler susuzluğa ne kadar dayanabilir? Bu gibi sorular, bölgedeki su krizinin boyutlarını ortaya koyuyor.
Körfez ülkeleri, içme suyu ihtiyaçlarının büyük bir kısmını deniz suyunu arıtarak karşılıyor. Açık kaynaklara göre, bölge genelinde su ihtiyacının %70'inden fazlası bu yolla sağlanmakta. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’te çok sayıda arıtma tesisi bulunuyor ve bu tesisler olmadan hayatta kalmak mümkün değil.
Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Su Krizi Senaryosu
Eğer İran, Birleşik Arap Emirlikleri’nin su tesislerine saldırırsa, ülkenin çok kısa sürede ciddi bir krizle karşılaşacağı öngörülüyor. Dubai, sahip olduğu dev oteller ve hizmet sektörü ile bu krizi en ağır şekilde hissedecektir. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad için de durum farklı değil; tesislerin devre dışı kalması, şehrin sadece bir hafta içinde su krizine girmesine yol açabilir. Başka bölgelerde bu süre 2-5 güne kadar inebilir.
Doha’nın da aynı şekilde 24-48 saat içinde çok zorda kalabileceği ifade ediliyor. Kuveyt’te de benzer bir kriz yaşanması muhtemel. Tesislerden birinin vurulması, ülkeyi 1-3 gün içerisinde büyük bir su sıkıntısı ile karşı karşıya getirebilir.
Su Tesisleri, Askeri Bir Hedef
Bölgedeki askeri tesisler, uluslararası standartlarda korunmakta ancak su tesisleri için alınan önlemler oldukça düşük kalıyor. Bu durum, İran’ın ya da başka bir ülkenin söz konusu tesislere saldırmasını kolaylaştırıyor. Potansiyel bir saldırı, milyonlarca insanın yaşamını derinden etkileyebilir. Prof. Dr. Teoman Ayhan, “Bölgedeki su tesisleri son derece pahalı ve yeniden inşa edilmesi son derece zor sistemler.” diyerek bu durumun ne denli kritik olduğunu vurguladı.
'Kıyamet Senaryosu' Başlamak Üzere
Ayhan, böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde yaşanacak sonuçları şöyle özetliyor: “Eğer su tesislerine saldırılırsa, bu tüm bölgede kıyamet senaryosunun başlamasına neden olur. Su kaynakları bulunamazsa, hastalıklar baş gösterir ve bir kriz durumu doğar.”
Bölgedeki ülkelerin, su tesislerinin korunması için gerekli önlemleri almaları gerektiği bilinciyle adım atmalarının önemi giderek artmaktadır.