27 Mart 2026, Cuma 00:51
Son Dakika | ANALİZ

Nusret Mayın Gemisi'nin Gizli Hikayesi: 26 Mayınla Çanakkale'nin Kaderini Değiştirdi

Nusret Mayın Gemisi, 8 Mart 1915'te Erenköy Koyu'na bıraktığı 26 mayın ile Çanakkale Deniz Savaşları'nın seyrini değiştirdi. Yeni yapılan araştırmalar, efsanevi geminin tarihi mayınları dökmeden önce karaya oturduğunu ortaya koydu.

Nusret Mayın Gemisi, 8 Mart 1915 tarihinde Erenköy Koyu'na bıraktığı 26 mayın ile Çanakkale Deniz Savaşları’nın seyrini köklü bir şekilde değiştirdi. Bu mayınlar, müttefik donanmasına büyük kayıplar verdirerek savaşın kara muharebelerine evrilmesine neden oldu. Çanakkale Savaşları Enstitüsü'nde yapılan yeni araştırmalar, bu ikonik geminin, mayınları denize dökmeden 3 ay önce karaya oturduğunu gösteriyor.

Nusret'in Karaya Oturması: Tarihin Unutulmuş Bir Gerçeği

Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er'in verdiği bilgilere göre, Nusret Mayın Gemisi, 27 Aralık 1914 tarihinde Yalova Burnu ve Uzunburun civarında, Nara Burnu'na yaklaşık bir saat mesafede karaya oturdu. Er, bu olayın dönemin zorlukları ve işletilen mükemmel kriz yönetimini gözler önüne serdiğini ifade etti.

Büyük Başarı, Zorluklara Rağmen Gerçekleşti

Efsanevi geminin 8 Mart 1915'te bıraktığı mayınlar, savaşın kaderini değiştiren bir strateji olarak kayıtlara geçti. Er, resmi kayıtlara dayanarak, Nusret'in, sığlığa saplanmadan önce 32 mayınla denize açıldığını ve karaya oturduğunda müttefik kuvvetlerin boğazda ciddi hareketlilik sergilediğini aktardı.

Kurtarma Operasyonu: Samsun Vapuru Görevlendirildi

Nusret'in karaya oturduğu gün, bölgedeki askeri hareketlilik büyük önem taşıyordu. İlgili askeri birimler, derhal kurtarma operasyonu için Samsun vapurunu bölgeye sevk etti. Yapılan başarılı operasyonla Nusret, 30 Aralık 1914'te her hangi bir zarar görmeden kurtarıldı.

Mayın Hattı Oluşumları: Stratejik Önemi

Çanakkale Boğazı'nın savunmasında kritik öneme sahip olan Nusret, toplamda 18 farklı mayın hattının yerleştirilmesinde aktif rol aldı. Er, Nusret'in bu alandaki başarılarının, eş güdümlü birlikteliğin ve ciddi planlamanın bir sonucu olduğunu belirtti.

18 Mart Zaferi: Şansın Değil, Stratejinin Eseri

Er, büyük zaferin şansa ya da tesadüflere değil, Türk askerinin kararlılığına ve stratejik düşünceye dayandığını vurgulayarak, Çanakkale Zaferi'nin tarihsel önemini öne çıkardı.