09 Şubat 2026, Pazartesi 03:15
Son Dakika | DÜNYA

Nükleer Kısıtlamaların Sona Ermesi: ABD ve Rusya Arasındaki Yeni Gerçeklik

ABD ve Rusya arasındaki Yeni START anlaşması bugün itibarıyla resmen sona erdi. Uzmanlar, iki ülke arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıyla nükleer çatışma riskinin arttığına dikkat çekiyor.

ABD ve Rusya arasındaki nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik son anlaşma olan Yeni START (Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması), bugün itibarıyla resmen sona ermiştir. Bu durum, yarım asır boyunca süregelen nükleer denetim mekanizmalarının ortadan kalkması anlamına geliyor. Uzmanlar, artık dünya genelinde nükleer bir çatışma veya feci bir hesap hatası riskinin peşinde olduğumuzu söylüyor.

Kıyamet Saati Gece Yarısına Çekildi

Yeni START anlaşmasının sona ermesi, Kıyamet Saati’nin 85 saniye kala gece yarısına çekilmesiyle aynı zamana denk gelmektedir. Nükleer tehditlerin artması, bu saatin tarihte hiç olmadığı kadar ileri alınmasına sebep olmuştur. Doomsday Clock, Chicago Üniversitesi’nin Bulletin of the Atomic Scientists dergisi tarafından 1947’den bu yana, insanlığın küresel felaketlere ne kadar yakın olduğunu gösteren sembolik bir gösterge olarak kullanılmaktadır.

Yeni Dönemin Başlangıcı

2010 yılında dönemin ABD Başkanı Barack Obama ile Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev tarafından imzalanan Yeni START anlaşması, iki ülkenin stratejik nükleer başlık sayısını 1.550 ile sınırlamayı hedefliyordu. Anlaşmanın sona ermesiyle birlikte, nükleer bombardıman uçakları ve fırlatıcıların sayısı üzerindeki kısıtlamalar da ortadan kalkmış durumda.

Dünya Daha Tehlikeli Bir Hale Gelecek

The Times gazetesi, bu gelişmenin 'yeni bir silahlanma yarışının mı başlangıcı?' olduğunu sorguladı. Eski ABD Başkanı Obama, anlaşmanın sona ermesinin diplomatik çabaları silebileceğine ve dünya güvenliğini olumsuz yönde etkileyebileceğine dikkat çekti. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, bu durumun daha tehlikeli bir dünya anlamına geleceğini vurguladı.

Vahim Bir An

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, anlaşmanın sona ermesini uluslararası barış için vahim bir an olarak tanımladı. Guterres, nükleer silahların kullanılma riskinin son yılların en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti.

Papa’dan Silahlanma Yarışı Uyarısı

Papa Leo, yeni bir silahlanma yarışını önlemek adına tarafları diyalog ve işbirliğine çağırdı. Bu durum, hem ABD hem de Rusya tarafından farklı şekillerde yorumlandı. Örneğin, dönemin Rusya Devlet Başkanı Medvedev, anlaşmanın sona ermesinin alarm vermesi gerektiğini ifade etti.

Artık İpler Koptu

BBC’ye göre, Rusya Dışişleri Bakanlığı, artık müzakerelerde yükümlülüklerin kalmadığını ve atılacak adımların serbest olduğunu açıkladı. Moskova, ulusal güvenliğine yönelik tehditlere karşı askeri önlemlerin alınabileceği ile ilgili mesajlar verdi.

Gelecekte Ne Olacak?

Washington Post’a göre, yeni şartlar altında ABD ve Rusya’nın nükleer başlık sayısını artırabileceği uyarısı yapılıyor. Bu durum, yanlış hesaplama ve kriz anlarında tırmanma riskini artırabilir. Yeni bir anlaşma ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil; ancak mevcut jeopolitik durumun zorluğu göz önüne alındığında, müzakerelerin yapılması kolay görünmüyor.

Çin’in Rolü Ne Olacak?

CNN International, nükleer kontrol anlaşmalarındaki geri adımların, ABD’nin nükleer kapasitesini artıran Çin’i gelecekteki anlaşmalara dahil etme isteğinden kaynaklandığını bildiriyor. Bunun yanı sıra, Çin’in Rusya ile birlikte New START’ın uzatılmasını desteklediği belirtiliyor.

New START Nedir?

New START Anlaşması, 2010 yılında ABD ve Rusya arasında imzalanmış olup, iki ülkenin nükleer silah stoklarını azaltmayı hedeflemiştir. Soğuk Savaş’ın ilk dönemlerinde hızla artan nükleer cephaneliklerin günümüzde de hala dünya üzerindeki en büyük stoğa sahip durumda olduğu gözlemlenmiştir. Amerikan Bilim Adamları Federasyonu verilerine göre, 2022 itibarıyla Rusya’nın 5,977, ABD’nin ise 5,428 nükleer silaha sahip olduğu tahmin edilmektedir.