14 Şubat 2026, Cumartesi 01:53
Son Dakika | GÜNCEL

Norveç Eski Başbakanı Jagland ve Jeffrey Epstein Bağlantısı Nobel Arşivlerini Tartışma Konusu Yaptı

Nobel Komitesi, eski başkanlarından Jagland'ın Jeffrey Epstein ile olan ilişkisi sonrası, arşiv incelemesi ve üye şeffaflığı için yeni uygulamalara geçileceğini duyurdu. Kamuoyunu bilgilendireceğini belirten Norveç Nobel Enstitüsü Direktörü Harpviken, ayrıca hediye ve seyahat bilgilerini de açıklayacaklarını ifade etti.

Nobel Komitesi, eski başkanlarından Norveç'in eski Başbakanı Thorbjørn Jagland'ın Jeffrey Epstein ile olan yakınlığı nedeniyle yeni bir uygulamaya adım attığını açıkladı. 2009-2015 yılları arasında komitenin başkanlığını yürütmüş olan Jagland'ın Epstein ile olan ilişkisi, komitenin şeffaflık ilkesinin gözden geçirilmesine sebep oldu.

Komite, tüm üyelerinin mali çıkarları ve aldıkları hediyelere dair şeffaflık sağlamak amacıyla arşivlerinin detaylı bir incelemeye tabi tutulacağını belirtti. Norveç Nobel Enstitüsü Direktörü Kristian Berg Harpviken, arşiv incelemesi sırasında ciddi bir durum tespit edilirse kamuoyuna bilgi verileceğini ifade etti.

Harpviken, komite üyelerinin gelirlerini, seyahat bilgilerini ve hediyelerini kapsamlı bir şekilde yayımlayacaklarını belirtti. Jagland'ın Epstein'den aldığı lüks hediyelerin ve sağlanan diğer hizmetlerin etik kurallara aykırı olduğunu vurgulayan Harpviken, ekonomik suçlarla mücadele ekiplerine destek vermeye de hazır olduklarını kaydetti.

Norveç'te, Okokrim adlı ekonomik suçlarla mücadele kurumunun, Jagland ile ilgili bir dizi adrese yaptığı operasyon sonucunda gözaltılar gerçekleşmişti.

Jeffrey Epstein Davası

18 yaş altı onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmakla suçlanan Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019'da, tutulduğu hapiste ölü bulundu. Epstein davası, birçok ünlü ismin de adının geçmesiyle dikkat çekti. Eski Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton ve diğer tanınmış isimlerin adı bu davada yer aldı. FBI da Epstein ile ilgili yürütülen soruşturma sonrasında, bu ünlülerin doğrudan bağlantısına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtmişti.