Hamas'ın 7 Ekim'de gerçekleştirdiği saldırıları fırsat bilerek, Gazze'ye yönelik büyük ölçekli bir operasyon düzenleyen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesindeki yolsuzluk davaları ve iç siyasi baskılar nedeniyle ciddi bir çıkmaza girmiş durumda. 70 binden fazla insanın hayatını kaybetmesinden sorumlu olan Netanyahu, bir yandan yeni seçimler öncesi kamuoyunun tepkileriyle karşılaşırken, diğer yandan yakın çevresinden gelen skandallar ve yolsuzluk iddialarıyla hesap vermek zorunda kalıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın yakın destekçisi olan Netanyahu'nun, İran'a yönelik yürttüğü saldırılarda Trump'ın kendisini “yanıltmasından” korktuğu belirtildi. İsrail ve Amerikan basınında, ABD'nin savaşın sona erdirilmesi için aylar sürecek bir ateşkes önerdiği üzerindeki bilgiler, Tel Aviv'de kaygılara yol açtı. İsrail’in 12. Kanalı, üst düzey ABD yetkililerine dayandırdığı bir haberde, bu ateşkesin diplomatik bir çözüm için zaman kazandırmayı amaçladığını ifade etti.
İlk endişeler
İsrailli askeri ve siyasi yetkililerin, ABD'nin İran ile yaptığı olası anlaşmalardan endişe duyduğu öne sürülüyor. Yetkililerin, bu anlaşmanın İsrail'in iktisadi ve askeri hedeflerine zarar verebileceği kaygısıyla hareket ettiği bildirildi. Amerikan “Axios” internet sitesi ise, Netanyahu'nun ABD'nın İran'la yapacağı olası bir anlaşmada kendilerini dışlayabileceğinden endişe duyduğunu vurguladı. Ayrıca, New York Times, Netanyahu'nun ordudan İran'a yönelik saldırıları artırmasını istediğini öne sürdü.
Haredi okullarına yönelik tartışmalar
Netanyahu hükûmetinin ultra-Ortodoks Yahudi topluluğuna ait Haredi okullarına yaptığı mali yardımlar ise tartışmalara sebep oldu. Meclis hukuk birimi, yardımın yasadışı olduğu yönünde bir karar verdi. Bu gelişmeler, başta muhalefet olmak üzere, birçok kesimden tepki aldı ve Netanyahu’nun siyasi durumu daha da zorlaştı.
Hükümete yönelik eleştiri ve ateşkes öncesi belirsizlikler
İsrail merkezli Walla internet sitesinde yayımlanan bir yazıda, İran ve Hizbullah'a karşı yürütülen savaşın belirsizliği eleştirildi ve hükümetin izlediği politikanın sorunları maskelediği vurgulandı. Ben Caspit’in kaleme aldığı yazıda, Netanyahu'nun hükümetinin, savaşı “yağma” içerikleriyle kullandığı ve iç sorunların üstünü örtmeye çalıştığı ifade edildi.
Son olarak, Kanal 12 çiftçi televizyonu, Trump’ın, 28 Mart’ta ateşkes ilan edilebileceğine dair gündeme gelen bilgiler hakkında yorumda bulundu. Tüm bu gelişmeler ışığında, Netanyahu'nun orduyla iş birliği yaparak hedef belirleme sürecinde büyük bir baskı altında kalacağı öne sürülüyor.