13 Mart 2026, Cuma 00:51
Son Dakika | GÜNCEL

Kurtulmuş: Bölünmüş Coğrafyayı Birleştirmek Türkiye'nin Görevi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, düzenlenen iftar programında önemli açıklamalarda bulunarak, Türkiye'nin bölgesel zorluklarla yüzleşme sorumluluğuna dikkat çekti. Ramazan ayının getirdiği huzur ve barış temalarını vurgulayan Kurtulmuş, iç barışın sağlanması için birlik ve beraberlik mesajı verdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, geçtiğimiz gün TBMM Tören Salonu’nda gerçekleştirilen "Emekçilerle İftar Programı"nda işçi ve memur sendikalarının temsilcileri ile bir araya geldi. Kurtulmuş, iftar sofrasında Türkiye demokrasisinin kalbinin attığını ifade ederek, bu tür etkinliklerin önemine dikkat çekti.

Ramazan ayının ruhunun hem Türkiye'ye hem de tüm İslam âlemine barış ve huzur getirmesi temennisinde bulunan Kurtulmuş, zorlu dönemlerin üstesinden gelmek için birlikte hareket etmenin önemini vurguladı. "İçinde bulunduğumuz dönemin şartları bizi daha dikkatli ve birleşik olmaya zorlamaktadır. Türkiye, yalnızca bir ülke değil, tarihi misyonu olan bir güçtür," dedi.

Kurtulmuş, dünya genelindeki kargaşaya işaret ederek, kuralsızlığın egemen olduğu bir dönemden geçildiğini ve bu durumun güç ilişkilerini değiştirdiğini belirtti. TBMM’nin oluşturduğu Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, terörün sona erdirilmesi adına önemli bir adım olduğunu kaydeden Kurtulmuş, milletin bu çalışmaya verdiği desteğin altını çizdi.

Emek ve gelir dağılımı adaletinin küresel ölçekte önem taşıdığını kaydeden Kurtulmuş, teknolojik değişimlerin iş gücü üzerindeki etkilerine de değinerek Türkiye'nin bu dönüşümü yakından takip etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kurtulmuş, "Bir asırdır süregelen ayrıştırıcı senaryoları bozmaya kararlıyız. Türkiye, bu coğrafyada barış ve birliği sağlamak için üzerindeki yükü omuzlayacak güçtedir," diyerek herkesi kardeşlik ve dayanışma içinde olmaya çağırdı.

Türkiye'nin kültürel çeşitliliğini büyük bir zenginlik olarak gördüğünü belirten Kurtulmuş, "Halkımızın etnik ve mezhepsel farklılıklarını zenginlik olarak kabul etmeliyiz," dedi. Kalkınma ve demokrasi mücadelesinin de bu birlikle mümkün olacağını belirtti.