İki çocuk annesi Hacer Dağlı, eğitim hayatına Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tokat Meslek Yüksekokulu Tekstil Teknolojisi Programı'nda başladıktan sonra uzun yıllar tekstil sektöründe işçi olarak görev yaptı. Ancak, çocukları doğduktan sonra iş yaşamına ara veren Dağlı, 2020 yılında şehir yaşamının getirdiği stresten uzaklaşarak, Bekaroğlu köyündeki ailesinin evine yerleşmeye karar verdi.
Köy yaşamına adapte olabilmek için evini ve ahırını onaran Dağlı, annesinin doğum günü hediyesi olarak kendisine aldığı 5 anaç koyun ve 1 koç ile hayvancılık serüvenine adım attı. Kent merkezine yaklaşık 33 kilometre uzaklıkta bulunan bu köyde yalnız yaşayan Dağlı, 5 yıl içinde hayvan sayısını 85'e çıkararak kendi sürüsünü oluşturmayı başardı.
“Hayatımın En Güzel Doğum Günüydü”
Dağlı, Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte, bu yeni yaşamın kendisi için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirtti. Hayvancılık konusundaki ilk adımlarında annesinin desteğinin önemli olduğunu vurgulayan Dağlı, “Annem sağ olsun, bu kadar istememe kayıtsız kalamadı. Hayvanlarım doğum günümde, 23 Nisan'da geldi işletmeme ve ben doğum günümü o gün ahırda kutladım. Hayatımın en güzel doğum günüydü ve bir dönüm noktasıydı bence.” şeklinde konuştu.
Sürüsünün zamanla büyüdüğünü ve hayvancılığın önemine dikkat çeken Dağlı, “Hayvancılık ciddi bir iş. Bu işi yapacakların mutlaka hazır olmaları gerekiyor. Gündüz-gece çalışmalar var, bu sektörde her an bir şeyler yaşanabiliyor.” dedi.
“Kendinize Güveniyorsanız Başlayın”
Hayvanların bakımında gerekli bilgileri edinmek için araştırma yaptığını ve bu sayede zorluklarla başa çıkmayı öğrendiğini ifade eden Dağlı, kadın girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti. “Bence kadınların bu sektörde yer alması için cesaretlendirilmeleri gerekir. Kendilerine güveniyorlarsa bir yerden başlamalılar.” diyerek diğer kadınlara da cesaret verdi.
Dağlı, köy yaşamının kendisi için doğru bir seçim olduğunu dile getirerek, “Kente dönmek istemiyorum, burada kendimi buldum. Doğal yaşamı, temiz havayı çok seviyorum. Burada geçirdiğim her an benim için değerlidir.” sözleriyle köy hayatına olan sevgisini ifade etti.