Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve komşu Uganda'daki Ebola salgını nedeniyle ‘küresel sağlık acil durumu’ ilan etti. Salgının nadir bir varyantı olan Bundibugyo virüsünün yayılmasıyla birlikte 88 kişinin hayatını kaybettiği ve 336 şüpheli vakanın kayıtlara geçtiği bildirildi. DSÖ, uluslararası sınırların kapatılmaması konusunda ülkeleri uyararak, Ebola’nın Kovid-19 ile aynı şekilde yayılmadığını vurguladı ve önlem almanın önemine dikkat çekti.
Aşısız Varyant ve Tehditler
DSÖ, acil durum ilanının, karantinaya alınması gereken ciddi bir durumu işaret ettiğini belirtirken, Bundibugyo virüsünün henüz onaylanmış bir tedavi veya aşısının bulunmadığını ifade etti. Kongo ve Uganda, geçmişte 20'den fazla Ebola salgını yaşamış olup, şu anda yaşanan olay, Bundibugyo virüsünün tespit edildiği üçüncü salgın olma özelliğini taşıyor. Yeni vakaların hemen hepsi Kongo’dan gelmekte, yalnızca iki vaka Uganda kaynaklıdır.
Ebola'nın Bulaşma Yolları ve Belirtileri
Ebola, enfekte bireylerin vücut sıvıları (kan, kusmuk, meni) aracılığıyla hızlı bir şekilde yayılarak kanamalara ve organ yetmezliğine sebep oluyor. Virüsün kuluçka döneminin iki ila 21 gün olduğu bilinirken, ilk belirtiler yüksek ateş, yorgunluk, halsizlik, baş ve kas ağrıları olarak kendini göstermektedir. Ayrıca kusma, ishal, karın ağrısı ve kanamalar gibi ciddi semptomlar da hastaları tehdit ediyor. Virüs, son 50 yılda Afrika'da 15'ten fazla can alan Ebola türleri içinde yer almakta ve Bundibugyo varyantı için henüz aşı bulunmamaktadır.
Pandemik Risk ve Taşıyıcılar
Ebola'nın bulaşıcılığı, meyve yarasaları gibi doğal taşıyıcılar tarafından sağlanmakta; diğer hayvan türleri de insanlara virüsü bulaştırabiliyor. Salgın sırasında, enfekte bireylerle yakın temas sonucu insanlara geçebiliyor. Özellikle cenaze törenlerinde, virüs kurbanının cesediyle doğrudan temasta bulunan bireyler enfekte olma riski taşımaktadır. Ebola, havadan bulaşmıyor, ancak ölüm oranı yüzde 40 ila 70 arasında değişkenlik göstermektedir. DSÖ, virüsün yayılma potansiyeli konusunda belirsizlik bulunduğunu açıklayarak, endişelerin artmasına yol açtı.